25 Aralık 2017 Pazartesi

Siber Zorbalık

             Sosyal medya kanalları el kadar telefonun içine sığdı sığalı zorbalık da hayatımızın baş köşesine kuruldu. Çocuk ya da yetişkin olması fark etmeden internete bağlı olduğumuz her anda siber zorbaları da hayatımıza buyur etmiş olduk. Yapılan paylaşımlar gün geçtikçe daha da artıyor. Çünkü akıllı telefonların kullanımı kolaylaşıp, daha ulaşılabilir hale geliyor. Ama bu güç ne yazık ki kendini bastırılmış kelimelerin haykırması şeklinde gösteriyor.

            Paylaşımların altına yapılan yorumların kişillik haklarına saldırı şeklinde olmasına ne yazık ki daha sık rastlıyoruz. İnternetin ulaştığı her insan zorbalık tehdidi altında.  Siber zorbalık, küçük düşürücü, tehdit edici, hakaret edici ve dışlayıcı mesajlar ve paylaşımlarla kendini gösteriyor. Özellikle gençler ve çocuklar siber zorbalığa maruz kalıyor. Bu durumu daha zorlu kılan ise zorbaların da çocuk ve gençler olması.

               İnternet artık üçüncü bir ebeveyn. Çocukla ilgileniyor, merakını gideriyor, güçlü hissettiriyor ve onu mutlu ediyor. Ebeveynler için de bulunmaz bir nimet haliyle. Çocuk, sağı solu karıştırmıyor, evi dağıtmıyor, eskisi kadar çok soru sormuyor, ilgi beklemiyor. Evde herkes mutlu görünüyor. Ama sabun köpüğü bir mutluluk. Aileler internet kullanımını denetimsiz kıldıkça , siber zorbalığın da oranı gittikçe artıyor.

              İnternet yerine hayatına koyabileceği aktiviteler konusunda ailelere büyük rol düşüyor. Spor ve sanat faaliyetlerine yönlendirme yapılabilir, internetin sosyal medya ve oyunlardan ibaret olmadığı bilinci sağlanabilir. Anne ve babalar da internet kullanımı yerine farklı faaliyetlerde bulunarak rol model olabilirler.

           Gelecek yapay zeka ve ekseninde gerçekleşecek. Ancak olumsuz internet kullanımı çocuk ve gençlerin yaratıcılıklarının körelmesine yol açıp bu platformda söz sahibi olmalarını engelleyecektir. Kolaycı tüketiciler yerine öğrenme merakına sahip yaratıcı zekalar yetiştirebiliriz.



Görsel kaynak: http://untcomdes.blogspot.com.tr

11 Aralık 2017 Pazartesi

AİLE ARASINDA

              Aile Arası'nda filmine gitmek için sebep çok. Neler mi?
             Gülse Birsel'in dizi senaryosundan sonra film senaryosu performansı nasıl olacak acep? sorusuna okkalı bir beş yıldız cevabı yapıştırmak , başlıca sebep. Avrupa Yakası ve Yalan Dünya dizilerinde izleyiciyi yarattığı renkli karakterlerle kendine bağlayan Gülse Birsel, film boyunca salonu kahkahalara boğuyor. Zaman zaman duygusal anlarla izleyicinin kalbini  büklüm büklüm yapmayı  da ihmal etmiyor.
     
          Engin Günaydın ve Demet Evgar'ın muhteşem bir ikili olmuş bu filmde. Zıt karakterler birbirini dengelerken, iç dünyalarına yapılan yolculukta insan kendinden de bir şeyler buluyor. Demet Evgar'ın sesini bu kadar güzel kullanması izleyiciyi daha bir kendine çekiyor.

         Ayta Sözeri'nin ağırbaşlı, hanım kadın trans birey rolü alkışı sonuna kadar hak ediyor. Sahne performansı, sesinin esrarı akşamdan sabaha kadar izleme hevesi uyandırıyor. Filmin dengeleyici karakterlerinden olan Behiye'yi tanıyıp da hayran olmamak imkansız.

            Erdal Özyağcılar'ı oynadığı tüm rollerde yarattığı baba etkisi bu filmde de tam da yerini buluyor. Baba rolüne en yakıştırdığım aktör Erdal Özyağcılar'dır. Bizimkiler dizisinden bu yana evin biraz asabi biraz neşeli birazcık da dertli  babası, iyi ki varsın.

            Devrim Yakut da kayınvalide rolünün hakkını veriyor. Şivesi, mimikleri ile kız tarafına olan memnuniyetsizliğini hiç esirgemeden gözler önüne seriyor. O konuşsun, biz saatlerce dinleyelim. Ses tonu, vurgulamaları ile izleyiciyi kalbinden vuruyor.

           Başarı sadece oyunculukta saklı değil elbette. Müzikler, kostümler, mekan seçimleri de yönetmenin bakış açısını yakalamamızı sağlıyor. Tüm bu sihirli karışımlar bir araya gelince  filmden bir parça olarak salondan ayrılıyor insan.

             Bu film, beni çok güldürdü, karakterleri çok sevdirdi, bazen hüzünlendirdi, önyargıları gagalamak gerektiğini gösterdi, sevginin en güzel nimet olduğunu öğretti. Teşekkürler Aile Arasında ekibi, çok mutlu bir iş çıkartmışsınız.