1 Mayıs 2014 Perşembe

Çocukları Korurken

        Hepimizin kişisel alanları vardır. En yakınımızın bile bu alanımıza girmesine müsade etmediğimiz , kendimizi korumak adına belirlediğimiz sınırlarımız vardır. Yetişkinler birbirlerinin mahremine genellikle saygı duyarken, çocuklar için durum ne yazık ki her zaman böyle olmuyor.

         Çocukların kişisel alanlarını belirlemeleri konusunda çok fazla görüş ayrılığı olması da ebeveynlerin kafalarını daha bir kurcalıyor haliyle. Çocuk, anne babanın en kıymetlisidir elbette. Ancak onu yetiştirirken uygulanan iyi niyetli kimi tutumlar ne yazık ki uzun vadede olumsuzluklara yol açabilir.  Özellikle çocuk istismarına karşı çocukları paranoya yaratmadan eğitmek, bizim elimizdedir. Bu konuda atılacak en önemli adım, çocuklara bedeninin özel olduğu ve sınırlarını aşmaya kimsenin zorlamaması gerektiğidir.
       
       Çocuğun anne baba ile aynı odada , yatakta yatması. Çocuk eğitiminin en keskin virajlarından biri çocuğun ayrı yatma konusudur. İlkokul çağında dahi ebeveynleriyle aynı yatağı, aynı odayı paylaştığı durumlarla karşılaşabiliyoruz. Çocuğun ilk ve en özel alanı, yatağıdır. Kendine ait özerklik kavramını ilk olarak yatağı sayesinde öğrenir. Bedeninin özel olduğunu da ilk olarak ayrı yatma eğitimi sürecinde kavrar.   Bebeklik döneminde odaların ayrılması ya da doğduğu andan itibaren ayrı odada yatırılması anne babanın ileride zorluk yaşamasını önleyecektir.

      Kişisel temizliğinde sorumluluk verilmesi. Tuvalet eğitimiyle birlikte çocuk kişisel temizliğine adım atmaya başlar. Elbette ilk yıllarda yetişkinlerin yardımı şarttır. Ancak, anasınıfı ve ilkokul döneminde tuvalet sonrası temizliğini kendi yapmayı öğrenmelidir.  Kişisel mahremini oluşturma safhasında çocuğa sorumluluk vermekten kaçınılmamalıdır. Bedeninin özel olduğu  çocuğa baskı yaratmayacak biçimde anlatılmalıdır. Tabii bu süreçte de anne babalar baskıcı ve sert tutumlar sergilememelidir.

         Çocuklar zorla öpülmemeli, zorla sevilmemelidir. Çocuklar o kadar güzel ve masumlar ki, hiç durmadan insanın onları öpesi sımsıkı sarılası geliyor. Ancak özellikle akrabalar, komşular, bazen de yoldan geçenler çocukları biraz coşkulu biçimde öpüp sevmek isteyebiliyor. Haliyle bu durumda çocuklar kaçıp saklanmak istediğinde anne babalarından sıkı bir azar işitiyor. Bu manzaraya eminim herkes şahit olmuştur. Çocuk rızası olmadan sevilip, öpülmek zorunda değildir. Anne babanın çocuğa bu konuda destekleyici olmalıdır. Kendini rahatsız hissedeceği hiç  bir ortamda bulunması için zorlanmamalıdır.

           Ebeveynler rehber rollerini  uygularken sağduyulu olmayı unutmamalıdır. Çocuklara yapılan olumsuz durumlara karşı onları korkutmak yerine bilinçlendirmeli ve güçlendirmeliyiz. Aksi takdirde çocuklarda kaygı bozuklukları başlayabilir.
       
         Çocukların tüm kötülüklerden uzak kalacağı günlere kavuşmak dileğiyle....
         

4 yorum:

  1. Çok zor. Bir çocuğu yetiştirmek zor.
    İnşaallah diyorum, son cümle için. İnşaallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke dünyanın en masum yaratıkları olan çocuklar için daha güvenli bir dünya oluşturabilsek. Keşke, keşke...

      Sil
  2. Ben çocukların normalde de öpülüp koklanmasından hoşlanmıyorum. Alerji ve diğer türlü rahatsızlıklara açık Oluyor. Çocuğa saygı duyma anne babadan başlar. Çocuğumuzla bence sürekli konuşabilmeliyiz. Çocuk ne kadar anne babaya güvenerse o kadar kendini korur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel özetledin aslında, çocuğun anne babaya güvenmesi ilk adımdır. Zor bir şey değil aslında. Anne babalar da kendilerine güvense, aslında bir çok sorun çözülebilecek...

      Sil