26 Ekim 2012 Cuma

MEMLEKETİMDEN KURBAN MANZARALARI

     Yine dünya basınını kıskandıracak anlamda memleketimizde toplu hayvan eziyetleri gerçekleşti. Saygı kelimesini bu kadar çok kullanan bir toplumun bu kadar hoyrat ve bencilce davranması ironik değil mi? Saygı demek, bayramda büyüklerin elini öpmek ve bacak bacak üstüne atmamak olduğunu savunup dururuz. Bu kadar basit mi? Küçüklere, bebeklere hatta tüm canlılara ve doğaya da saygımızı sunmaktan kaçınmamak gerek aslında. Mis kokulu tülbentlerle , tekbirlerle , insaf sahibi insanlarca kurbanlıklar verildi bir çok yerde , eminim.


 Ama her sene içimi acıtan hatta beni vegan olmayı bile düşündürten manzaralarla da karşılaşmaktan bıktı gönlüm, usandı. Kurban Bayramı'nın asıl amacının yardımlaşma, tabiata saygı  olduğunu ne çabuk unuttuk. Pompalı tüfekle vurulup hemen kasap tarafından kesilen bir haberle dün resmen sarsıldım. Kafaya çuval geçirmeler, sopayla vurmalar, vince asmalar ve daha bir çok üzücü manzara maalesef belleklerimize kazındı.

           
  En büyük sorun, kurbanın kaçması. Bence affedilemez bir suç bu. Kaçırma kardeşim. Emanete gözün gibi bakacaksın. Beceremiyorsan, başka çözümler arayacaksın. Böyle bayram mı olur? Canlının canlıya eziyet ettiği , uyuşturucu silahların su tabancası gibi kullanıldığı bayram mı olur? Belediyelerin son dönemde bu konuda yol katettiği aşikar. Görülen o ki yeterli değil işte. Bu konuda daha fazla tesis, çalışan kazandırılması şart.   Ancak keşke vatandaşımız da karşısındakinin kutsal bir emanet olduğunu unutmasa.


Bilenler bilmeyenlere anlatsın diye; Metin Akpınar'dan kurban nasıl kesilirmiş, izleyin bakalım.


2 yorum:

  1. bir gün öğrenicez millet olarak inşallah
    esra betül

    YanıtlaSil
  2. resimler fazlasıyla anlatıyor bu konuda bile ne kadar cahil olduğumuzu aslında! söze gerek yok malesef...

    YanıtlaSil