3 Mart 2012 Cumartesi

IRON LADY

    Iron Lady Merly Streep'e 3. Oscar'ı kazandırdı. Benim de gönlümde Merly Streep yine baş köşeye kuruldu. Film bana göre baştan sona kadar muhteşemdi. Kendi başına bir sinema klasiği olmasının haricinde Iron Lady , banim için de geçmişe bir yolculuk biletiydi. İngiltere eski başbakanı Margaret Thatcher'i hayatını konuya alırken beni çocukluk yıllarıma gidiverdim. 1980'ler benim ilkokul yıllarım, Dünya denen gezegeni yeni yeni öğreniyorum. Gazeteler ve TRT bana Dünya'yı anlatan iki hazineydi adeta. Uzaklarda bir ülke, İngiltere. Kraliçesi var, Prensesi var, sarayı var, saat kulesi bile var. Bir de benim okul çantamda İngilizce kitabım var. Hani şu Mr. and Mrs. Brown'lı olanından. İngiltere 'de kraliçeli , prensesli haberlerin , magazinlerin yanı sıra başrolde başka bir kadın daha vardı. Kraliçe kadar yaşlı değilidi, Prenses kadar da güzel değildi. Margaret Thatcher , bu karışık ülkenin başbakanıydı. Üstelik de  sıradan bir kadın değil, Demir Leydi lakabını alacak kadar da güçlü bir kadındı. Politikadan , siyasetten hoşlanmayan ben bu alaycı bakışlı kadını gizli bir  takibe almıştım. Dünya'yı anlamaya çalışan bir kız çocuğu için başrollerin bol ve hepsinin de kadın olduğu yılları Iron Lady ile hatırlamış oldum. Ne garip insanları mutlu eden anılar hep çocukluk yıllarına ait, halbuki çocukken ne kadar şikayet ederiz küçük olmaktan.  
    Filme dönecek olursak. 1979-1990 yılları arasında ülkesini sert ve kararlı tavrıyla idare eden Thatcher'in iç dünyasına , pişmanlıklarına ve yalnızlığına yakından bakıyoruz 105 dk boyunca. Siz de benim gibi 80'lere bir yolculuk yapmak istiyorsanız  bir de Merly Streep'e hayranım diyorsanız, IRON LADY kaçmaz diyorum.


























2 yorum:

  1. ilk kez duydum bu filmi..merak ettiğim doğrusu..izlicem en yakın zamanda..yorumlarımı paylaşırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sakın kaçırma derim gülşah, yorumlarını bekliyorum:)))

      Sil