17 Ekim 2011 Pazartesi

AÇEV AİLE EĞİTİMLERİ




Anne Çocuk Eğitim Vakfı 'nın çalışmaları hızla sürüyor. Anne ve okul öncesi çocuklara da eğitimler veren vakıf babalar için de eğitim programlarına sahip.
Anne Destek Programı (ADP) çocuk gelişimi ve eğitimi konularında annelere bilgi ve destek vermeyi, çocuk ve annesi arasındaki ilişkiyi güçlendirmeyi hedefleyen bir aile eğitimi programıdır.
Bu Program 3-11 yaşları arasında çocuğu olan anneleri hedeflemektedir. Çocuk gelişimindeki farklar göz önüne alınarak program 3-6 yaşlar arasında çocuğu olan ve 7-11 yaşları arasında çocuğu olan annelere yönelik iki ayrı modülden oluşmaktadır.
7-11 yaş Anne Destek Programı en az  8 en fazla 12 oturumdan oluşuyor. Sadece 7-11 yaş arası çocuğu olan  anneler katılabiliyor.  Çocukları anlama, iletişim , gelişim özellikleri gibi konuların yanında cinsel eğitim ve cinsel sağlık gibi konular da bu programın içinde. Bu programa katılmak istiyorsanız, en yakın ilköğretim okulunun rehber öğretmeninden bilgi alabilirsiniz.  
Türkiye'nin en çalışkan sivil toplum kuruluşlarından olan AÇEV ile anneler ve çocuklar dah güçlü daha umutlu.

15 Ekim 2011 Cumartesi

TERSİNE DÜNYA

                 Bir düşünün , akşam işten eve geliyorsunuz, hemen kıyafetlerinizi değiştirip sofraya oturuyorsunuz.Gömlekleriniz, etekleriniz, pantolonlarınız herşeyiniz ütülenmiş ve gardıroptaki yerini almış.  Sofra kurulmuş, ev derli toplu, çocuklar ödevlerini bitirmiş. Kocanız sizin için en güzel yemekleri yapmış. Hem de işten çabucak gelip , siz eve gelene kadar bütün işleri yetiştirmiş.                                                                                                       Yemekten sonra yarım ağız bir eline sağlık diyorsunuz ve    televizyonun başına geçiyorsunuz. Haberleri izleme bahanesiyle sofrayı toplama işinden bu gece de kaytarıyorsunuz. Az sonra da  sevdiğiniz dizi başlayacak zaten. Kocanız maçı mutfakta izleyiversin , nasılsa çocuklar için kurabiye falan yapacaktı. Hem bu arada size çay-kahve falan da yapabilir.
 Derken çocukların yatma vakti gelmiş, erkek olan o onun görevi çocukları yatırmak.  Dizinin  en heyecanlı yerinde kalkmak olmaz. Maçın tekrarını kocanız internetten izleyiversin. 
Çocuklar yattıktan sonra size ne kadar yorulduğunu, gün boyu iş yerinde akşamda evde yıprandığını , en azından karısı olarak ona birazcık destek olmanızı istiyor. Çalışan bir baba olmanın onu ne kadar yorduğunu falan söylüyor. Yine başladın dır dır etmeye diyorsunuz. Gün boyu işte kafanızı o kadar yorduktan sonra evde de kocanızın memnuniyetsizliğinden bıkıp usanıyorsunuz.  Erkek milleti işte deyip sinirlenmemeye çalışıyorsunuz...


Şaşırtıcı değil mi. Hatta imkansız.Kadın olarak da elbette böyle bir tavrı  onaylamak vicdansızlık olur. Ama bu vicdansızlığa her gün milyonlarca kadın maruz kalıyor. Çalışma hayatında olmak kadına ekonomik özgürlüğünü kazandırıyor. Ancak eşleri tarafından bir çok çalışan kadın hala mutfak robotu, ütü, çamaşır makinesi muamelesi görüyor. Mesele erkek-kadın meselesi değil. Biz kadınlar severek hazırlıyoruz o güzelim sofraları, titizlikle yapıyoruz o jilet gibi ütüleri. Mesele kadın ya da erkek olmaktan önce insan olduğumuzu unutmamakta.

12 Ekim 2011 Çarşamba

SONBAHARDA EV KEYFİ BAŞKADIR

Havalar soğuk yüzünü göstermeye başladı. Halbuki ne güzeldi yazın kendini dışarılara atmak. Ama sonbaharı da yabana atmamak lazım.  Sonbaharda evlerde sohbetler daha bir canlanır,dost  ziyaretleri çoğalır . Havalar soğudu diye canımız sıkılsa da sıcak evlerimizde yapılacak o kadar çok şey ver ki aslında. 

  • Dizilerde kıran kırana reyting savaşı sürerken, bu fırsatı kaçırmayın derim. Kuzey Güney, Öyle Bir Geçer Zaman ki, Muhteşem Yüzyıl sezonun iddialı yapımlarından. Dizi keyfinin yanında bir  bardak sıcak demli çay günün yorgunluğunu üzerinizden atacaktır.
  • Patlamış mısır keyfinden mahrum kalmayın. Patlamış mısırın makbulü , evde yapılanıdır. Hani ev halkı mısır tavasının etrafında merakla toplanır. Patlamaya başladıkça çocuklarda hoplayıp zıplamaya başlar. Tüm aileyi bir çırpıda bir araya geliverir anında. Kestane kebabı da unutmamak lazım bu arada.
  • En güzel meyvelerin mevsimi. Mandalina, elma, portakal, ayva, incir. Karışık bir meyve tabağı hem hastalıklara karşı vücudunuza gerekli vitaminleri sağlar hem de evdekiler için hoş bir şölen yaratır.
  • Kuruyemişlere hücum. Dost sohbetlerinin ve film keyiflerinin en güzel eğlencesidir kavrulmuş fındık, kabak çekirdeği, fıstık. 
  • Oyun zamanı. Ev oyunları için tercihlerinizi yapın. Tabu, tombala, iskambil  oyunları  ve daha bir çok seçeneğiniz var aslında.
  • DVD keyfi. Polar bir battaniye eşliğinde renkli dünyalara ulaşmak için kumandanızın bir düğmesi yeterli.
  • Örgü zamanı. Meraklısına, rengarenk yünlerden atkılar, bereler örmek hem farklı görünmenizi sağlayacak hem de gardrobunuzu zenginleştirecek.

9 Ekim 2011 Pazar

BENİM İSTANBUL'UM

Mayıs ayında ailecek İstanbul kaçamağı yapalım dedik. Tabii fotoğraf makinem de benimle epey yer gezdi ,gördü. Bakalım neler yakalamışız.

kadıköy

boğaz

haydarpaşa



taksim

saint antuan kilisesi


galatasaray lisesi


büyükada-büyük aşklarım



ada fatihleri


büyükada

ada vapuru yandan çarklı



huzur




Yeni camii merdivenlerini yüzyıllardır mesken tutmuş kuşlar, hep çok karizmatikler....

mısır çarşısı, istanbulda en sevdiğim mekanlardan biri, miss gibi tarih kokuyor işte...

mısır çarşısı



rüstem paşa camii


Rüstem paşa camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın damatı Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmış. Malum Rüstem paşa, Mihrimah'ın eşiydi. Yani Hürrem Sultan'ın da damadıydı. Bu aralar bu isimler pek popüler de...




Küçük ama çok etkileyici bir  yer. işçilik, çiniler sizi zamna yolculuğuna çıkarıyor adeta. Eeee, koca Sinan  demişler ona, boşuna mı.....





yeni camii- eminönü


kadıköy ve balıkçılar, etrafta martılar, balık ızgaranın kokusu. Daha neler var bu resimde neler...

HAYDAR PAŞA, en sevdiğim karelerden biri daha. İstanbul dmek Haydarpaşa garı demekti bir zamanlar. Kutsal mabede giriş kapısıydı adeta. Yanınca çok üzülmüştüm, şimdi iyi durumda.

6 Ekim 2011 Perşembe

EYLÜL'ÜN EN ÇARPICI ANLARI

National Geographic Dergi'nin eylül ayı penceresi yine çok renkli ve göz alıcı. Dünyayı ayklarımıza getiren dergi dünyanın farklı köşelerinden en iyi kareleri bizim için derlemiş.Sözle tarif edemeyeceğiniz bir çok duyguyu iyi bir zamanlama ve şansla objektif sahipleri gözlerimizin önüne serebiliyor.

Sıcak hava balonu, Kapadokya'da



Meksika Işık Süzmesi




                       Tırmanma Duvarı, Singapur




Holi Kutlama, Hindistan



Machu Picchu, Peru




Nove Mlyny, Çek Cumhuriyeti




Çöl Crossing, Rajasthan, Hindistan



Köpekbalıkları, Bahamalar




Yüzücüler, Superior Gölü, Minnesota




Beyaz Aslanlar, Güney Afrika