23 Kasım 2014 Pazar

Depresyon ve Kara Köpek

     


       Depresyon bilinen psikiyatrik bozuklukların en eskilerinden biridir. Eski Ahid’de
ve klasik Hindu tıbbi metinlerinde izine rastlamaktadır.Tıp literatüründe depresyonu ilk tanımlayan Hippokrates’dır. Hippokrates bu tabloyu kara safra fazlalığı ile açıkladığı için “melaine chole” olarak
adlandırmıştır. Bu durumda depresyonu çağımızın rahatsızlığı olarak adlandırmak doğru olmaz sanırım. Modern zamanlar ya da eski zamanlar , duygular her daim karışık her daim kapalı bir kutu.
       
      Depresyon, toplumun her kesiminden insanı hayatının her anında yakalayabilecek bir duygulanım bozukluğu. Haz duygusunun azalması, kaybolmasıyla birlikte ilgisizlik, isteksizlik, endişe, kaygı, korku, karamsarlık, kötümserlik , mutsuzluk, umutsuzluk duyguları ön plana çıkıyor. Kişi, o güne kadar yapabildiği günlük işleri yapmakta zorluk yaşar. Sözcükler karamsarlık, kötümserlik, mutsuzluk ve yalnızlığı anlatacak biçimde seçilir. Günlük yaşamdan doyum sağlayamadığı için çevreyle lan ilişkilerini azaltır ya da koparır.

       İstatistiksel olarak , dünyada 350 milyon kişi depresyonla mücadele ediyor.Majör Depresyonun yaygınlığı %3-5.8 . İnsanlık kadar eski bu rahatsızlıkla baş etmek için öncelikle kendimize fiziksel ve ruhsal anlamda iyi bakmamız çok önemli. Dengeli beslenme, düzenli uyku, egzersiz yapmak, iletişim becerilerimizi güçlendirmek gibi tedbirler alabiliriz. Yaşamak hem çok güzel hem çok zor. Zorluklarla mücadele ederken kendimizi tükenmiş, güçsüz ve umutsuz hissedebiliriz. Duygular insanlara aittir. Ancak , yolun başındayken yardım almaya çalışmak hayatı daha kolaylaştırıp, işleri daha yoluna koyacaktır.

          Kendimize değer vermemiz, güçlü yanlarımızı keşfetmemiz, mutlu olduğumuz hobileri yapmamız hayatımıza pozitif değerler katacaktır. Perdelerinizi kaldırın ve içeriye güneş girmesine izin verin lütfen...




Kara Köpek adlı bu videoya tesadüfen rastladım. Kesinlikle depresyonla ilgili izlediğim en etkili yapım oldu. Ayrıntılı bilgi için http://matthewjohnstone.com.au/courses/i-had-a-black-dog/


4 yorum:

  1. İnsanın ilacı kendisidir. Kendini iyi tanıyan insan neyi mutlu ettiğini de bilecektir diye düşünüyorum.
    İlaç almak tam olarak kökten bir çözüm mü bilemiyorum. Başlayan bırakamıyor, ama az ama çok devam ediyor.
    Çok geçerli sebepler dışında bazı insanların gereksiz yere ilaç aldığını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlaç konusunda kesinlikle sana katılıyorum. Ancak öyle bir ilaç endüstrisi var ki, insanlar adeta bağımlı hale getiriliyor. Psikiyatristlere burada çok büyük rol düşüyor. Terapilerle kişiyi desteklemek , sorunlarla mücadele etmesi için rehberlik etmeleri gerekli. Ancak ne yazık ki tam tersi oluyor. Herşeyin başı sağlık işte.
      Evimizden ve ruhumuzdan güneş eksik olmasın Semicim :)

      Sil
  2. kara köpek filmini izlediğimde çok etkilenmiştim. özellikle depresyonda olan kişinin kendine ifade etmeye çalıştığı fakat karşıdakilerin bir türlü anlamadığı durumlarda izlemeleri çok etkili olur diye düşünüyorum. çünkü insan daha önce depresyonu tecrübe etmiş olsa bile dışındayken o noktadan bakamıyor sanki.

    ama "depresyon" kelimesini günlük hayatta her şey için kullanıyoruz gibime geliyor. günlük hafif sıkıntıları, can sıkıcı durumları hemen "depresyondayım" diye adlandırdığını görüyorum çoğu kişinin. bu da o sözde depresyonlarına sarılmalarına ve hatta onu gerçeğe dönüştürmeye kadar gidiyor.

    ilaçlar da ulaşılması çok kolay, ucuz ve basit birer oyuncak gibi. gerçekten ihtiyacı olanla olmayan hep ortaya karışık gidiyor.

    bence yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ruh sağlığı konusunda ne yazık ki yeterli bilinçlenmeye çoğu insan sahip değil. En önemlisinin onu korumaya çalışmak olduğunu bilmemiz gerek. Tabii bir de karşımızdakini daha çok anlamaya çalışmak gerek:)

      Sil