25 Mart 2012 Pazar

ÇOCUK VE DOĞA

  Hepimiz çocuklarımızın sevgi dolu bir kalbe sahip olmasını, vicdan sahibi olmasını, çevresine duyarlı olmasını bekleriz. Masallar, oyunlar hep bu değerleri kazandırmanın üzerinedir. Sadece çocuklarda değil tüm insanların sahip olması gereken özelliklerdir aslında tüm bunlar. Hayvan sevgisi ve çevre bilincini öğretmenin en iyi yolu yaşayarak öğretmedir. Kitaplardan, filmlerden çocuklara bu konuda çok güzel mesajlar veriliyor , ancak çocuklar uygulamaya geçirirken zorlanabiliyor. 
  Hayvan sevgisi diye kısıtlamamak gerek durumu . Bana göre asıl amaç , doğadaki tüm varlıkların bir var oluş amacı olduğunu bilmek. Dünyamızda sadece insanların yaşamadığını, diğer canlılara da ihtiyacımız olduğunu çok küçük yaşlarda çocuklarımıza kavratabilmeliyiz. Peki neler yapalım?

  • Evimizde bir canlı besleyerek işe başlayalım. Bir bitki ya da bir hayvan. Mümkünse her ikisinin de olması evin ve içinde yaşayanların enerjisini yükseltecektir. Hayvan seçimi de başlı başına önemli bir konu. Evin şartları, evdekilerin alerjik durumları göz önünde bulundurularak evcil hayvanınızı seçebilirsiniz. Seçerken çocuğunuzla ortak karar vermeye dikkat edin. Aynı durum bitkiler için de geçerli. Çocuğunuz birlikte karar verdiğiniz bitki ve ya hayvanla  ilgili sorumluluklar verebilirsiniz.
  • Sorumluluk sahibi olduğu canlının büyüme aşamalarını kaydetmesini isteyebilirsiniz. Her gün fotoğraflarını çekebilir, ölçülerini alabilir, hakkında günlük tutabilir. Hatta birlikte canlınızla ilgili blog bile açabilirsiniz. Bu durum çocuğunuzu araştırmaya sevke edecektir. Araştırdıkça, doğanın sırlarına doğru yol alacaktır. Çünkü edindiği her yeni bilgi , yeni kapılar açacaktır.
  • Ağaç dikme mevsimini  kaçırmayın. Hatta arkadaşlarına, sevdiklerine ağaç fidanı hediye etmesini sağlayın. Hatta meyve çekirdeklerini dikin, zamanla minik fidanları olsun. Hatta buğday tanelerinden çim  de üretebilirsiniz.
  • Sokağımızdaki kedilere, köpeklere sahip çıkalım. Yaz kış demeden kapımızın önünde bir kap su bulundurmayı unutmayalım. Bunu da yaparken elbetteki en büyük yardımcımız , küçük doğa insanımız olacaktır. 
  • Kuşları da unutmayalım. Penceremizin önüne ufalayacağımız bir dilim ekmek onlar için ziyafet değerindedir. Hem hangi çocuk istemez pencerenin önünde cıvıldayan kuşları.
A.V.M.' lere yani  post modern tapınaklara  akın edip duruyoruz hafta sonları. Plastik oyuncaklarla oyalıyoruz çocuklarımızı, plastik kaplardan yediriyoruz hormonlu gıdalarını. Kene, güneş ışınları, polenler ...derken doğadan uzaklaşmanın türlü yollarını sunuyorlar önümüze. Haydi bir değişiklik yapalım, biraz da uçurtma sevdasına  tutulup bu sefer  kırlara açılalım.


8 yorum:

  1. Çok güzel demişsiniz...
    AVMler post modern tapınaklar...Bayıldım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah o tapınaklar yok mu, en güzel havada bile ziyaret etmeden duramıyoruz , beğenmene sevindim:)))

      Sil
  2. uçurtmalara, doğaya, yeşile bayılırım. Çok güzel bir yazı olmuş.Hem de yeşil ne kadar da huzurlu değil mi? Çok sevgilerimle.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şimdi tam uçurtma zamanı , yaşasın bahar, yaşasın yeşil:))))

      Sil
  3. çok şükür bahar geldi doyacağız çayıra çimene :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu sefer yazdan bıkmayacağım, söz:)))

      Sil
  4. keınlıkle cok guzel bır yazı...once hayvan sevelım sevdırelım...oyle anneler tanıyorum kı kendılerı korkuyor dıye cocukları yaklastrmıyor sonra cocuk kedı kopek gorunce korkudan aglıyor..bırey yetstıremıyoruz kenıdmız gıbı olsun ıstıyoruz neyse...ınsallah guzelhavalar gelırde cocukarız kosar bulabıldıklerı cımenlerde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım, çok teşekkür ederim. Evet verdiğin örnek de çok haklısın. Sonra çocuklar neden bu kadar kaygılı, çekingen , stresli diye sorup duruyoruz. Bol güneşli günler anne ve yavru kelebek:)))

      Sil