12 Kasım 2013 Salı

ANNELİK SAÇINI SÜPÜRGE ETMEK DEMEK DEĞİLDİR

          Anne olmak eşittir fedakarlık mıdır? Saçını süpürge etmek, bakımdan vazgeçmek, kendini ertelemek midir? Günlük minik keyiflerini lüks olarak görmek midir yoksa? Sahi annelik eşittir kendinden vazgeçmek midir?

          Annelik sınırları elastiktir. Ne kadar zorlarsanız o kadar ilerler. Tüm gece gaz sancısı çeken bebekle ilgilenmekten uykusuz kalan anne sabah kahvaltıyı hazırlayıp, ev halkının diğer yarısıyla da ilgilenmeye devam edebilir. En hasta haliyle işe gidebilir. Çünkü hastalık izinlerini çocukları hasta olunca kullanmaya meyillidir.
       Ev işleri yetişsin, çocukların ödevleri hemen bitsin, kerevizin vitamini kaçmasın derken elastik olan annelik sınırları git gide can acıtmaya başlar. En son kendim için ne yaptım diye sormaya başladıysa Süper Kadın, bir şansı daha var demektir. 
        Annelik kendini paramparça etmek , hoyratça her işin önüne atmak değildir. Evdeki en büyük mutluluk elbette çocukların sağlıklı ve huzurlu olmasıdır. Ancak annenin huzuru ve sağlığı bozulduktan sonra mutluluğu sürdürmek oldukça zordur.  Eşinden ve çevresinden yardımcı olmasını bir çok kadın gururuna yediremez. Öğrenilmiş çaresizliğinin derinliklerinde gezinip dururlar. Saçı süpürge oldukça , ihtiyaçlarını öteledikçe bahane olarak çocuklar gösterilir genelde. Durumdan sürekli şikayetçi olur ancak buna da bir son vermek istemez bir türlü.  İşin en kötüsü kendisi annelikten zevk almaktan vazgeçtiği anda çocukları için de zorlu bir sınav başlar.
          Çocuklarını tanımadan büyüten milyonlarca kadın var bu dünyada. Çocuğunun karnı vitaminle doysun diye çabalarken, ruhuna dokunamamış milyonlarca anne. Bundan önce vardılar, bundan sonra da olacaklar. Ancak unutmamak gereken bir şey var ki, telafisi mümkün olmayan tek şey zaman. Zamanı en mükemmel temizlik ustası ya da mükemmel aşçı olarak değerlendirmeyi tercih eden bir anne ileri yaşlarda pişmanlık yaşar gibi gelir bana hep.
            Bir annenin en büyük kişisel gelişimi oyun oynama becerisidir. Oyun hamuruyla yapılan bir cupcake'in fırından çıkmış mis kokulu bir cupcake'ten daha fethedici bir özelliği olduğunu unutmamak gerek.  İllaki mesaj içerikli kitaplar, eğitici oyuncaklar arayışında olmak da zaman kaybıdır aslında. Öpe öpe, koklaya koklaya oynanan tüm oyuncaklar-okunan tüm kitaplar çocuğunuzun önce duygusal gelişimini destekler. Zekası tavan yapsın, herkese fark atsın kaygılarıyla yola çıkan anne kişisi için düşünme vakti gelmiştir. 
           Annelik keyif işidir. Yapılan ütü, temizlik, yemek ve onlarca iş hayatın ancak ufak detaylarıdır. Asıl olan sabah yatakta çocuklarla boğuşmak, akşam birlikte çizgi film izlemek, bazen de ortalığı dağıtmaktır.         Süper kadınlar, süper çocuklar değil zamanı yakalayabilen anne ve çocuklar olmak dileğiyle...

Babaları unutmadığımı hatırlatır, onlar için de bir yazımın çok yakında yolda olduğunun müjdesini hemen veririm :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder