30 Ağustos 2012 Perşembe

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN


Büyük zaferin ardından 90 yıl geçti. Bu 90 yıl içinde milletimiz nice zorluklara göğüs gerdi, hala da germektedir. Vatan uğruna kanından canından olan tüm şehitlerimizi de saygıyla anıyoruz. Ve bize bu hür vatanı armağan eden Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını da minnettarlıkla anıyoruz.
Bu topraklarda yaşayan insanlar için dil, din, ırk farkı gözetmeksizin atalarımız nice emekler verdi. Birlik ve beraberliğimizden ne olursunuz ödün vermeyelim.
Güzel ülkemin , güzel insanları hepimizin bayramı kutlu olsun..



KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI

SEKİZİNCİ BAP
26 AĞUSTOS GECESİNDE SAATLAR
İKİ OTUZDAN BEŞ OTUZA KADAR
ve
İZMİR RIHTIMINDAN AKDENİZ'E
BAKAN NEFER

Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır,
ne ağaç, ne kuş sesi,
ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin,
gece yıldızların altında kayalardır.
Ve şimdi gece olduğu için
ve dünya karanlıkta daha bizim,
daha yakın,
daha küçük kaldığı için
ve bu vakitlerde topraktan ve yürekten
evimize, aşkımıza ve kendimize dair
sesler geldiği için
kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
okşayarak gülümseyen bıyığını
seyrediyordu Kocatepe'den
dünyanın en yıldızlı karanlığını.
Düşman üç saatlik yerdedir
ve Hıdırlık-tepesi olmasa
Afyonkarahisar şehrinin ışıkları gözükecek.
Küzeydoğuda Güzelim-dağları
ve dağlarda tek
tek
ateşler yanıyor.
Ovada Akarçay bir pırıltı halinde
ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde
şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuk var :
Akarçay belki bir akar su,
belki bir ırmak,
belki küçücük bir nehirdir.
Akarçay Dereboğazı'nda değirmenleri çevirip
ve kılçıksız yılan balıklarıyla
Yedişehitler kayasının gölgesine girip
çıkar.
Ve kocaman çiçekleri eflâtun
kırmızı
beyaz
ve sapları bir, bir buçuk adam boyundaki
haşhaşların arasından akar.
Ve Afyon önünde
Altıgözler Köprüsü'nün altından
gündoğuya dönerek
ve Konya tren hattına rastlayıp yolda
Büyükçobanlar Köyü'nü solda
ve Kızılkilise'yi sağda bırakıp
gider.

Düşündü birdenbire kayalardaki adam
kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri.
Kim bilir onlar ne kadar büyük,
ne kadar uzundular?
Birçoğunun adını bilmiyordu,
yalnız, Yunan'dan önce ve Seferberlik'ten evvel
Selimşahlar Çiftliği'nde ırgatlık ederken Manisa'da
geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek.

Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı.


Nazım Hikmet

4 yorum:

  1. Bende bayramımızı kutlarım. Başta Atatürk ve silah arkadaşlarını,gazilerimizi, şehitlerimizi, kanını, canını, şerefini, hayatını ortaya koyan tüm ecdadımızı rahmet ve şükran ile anıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Pembe mavi umarım yeni nesiller de Onların kıymetini anlar, bayramlarına sahip çıkar..

      Sil
  2. Kurtuluş Savaşımız'ı anlatan bundan daha güzel destan yazılmadı daha.Ne iyi ettin de anımsattın ,teşekkürler! Kutlu olsun ZAFER BAYRAMIMIZ!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nice yıllar görelim. Zaferle, gururla inşallah..

      Sil