21 Nisan 2012 Cumartesi

OYUN OYNAMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

 
 Uzun ve sıkıcı bir haftayı mutlu ve oyun dolu bir cumartesi ile uğurlamak aklımdaydı ama ilk sürpriz cuma günü AÇEV anne destek programındaki bir katılımcı annemden geldi. Emine hanım bana bir buket karanfil getirmişti. Hiç beklemediğim anda tam da ihtiyacım olan şeydi bu bir buket karanfil.Evrenin olumlu bir mesajı olmasını diledim ve  eve gelir gelmez nazar boncuklu yeni evlerine yerleştirdim renkli misafirlerimi. Şimdi baktıkça içim huzur doluyor.

     Derken beklenen cumartesi geldi çattı. Sabah işlerimizi halledip ailecek koyulduk yine yeşilin, sahilin bağrına. Ama güneşli hava uzun sürmediğinden doğayla randevumuz hesapladığımızdan kısa sürdü. E biz boş durur muyuz. Kısa zamanda çok işler başaralım diye soğumaya başlayan havaya inat oyuncakların tadını çıkarmaya çalıştık. Çalıştık diyorum çünkü oyun oynamak, sadece çocuklara ait olmamalı. Biz büyükler de oyun dünyasının nimetlerinden faydalanmalı bence. Zaten etrafıma baktığımda büyüklerin çocuklardan daha hevesli olduğunu gördüm. İşte benim görmek istediğim manzara da tam olarak buydu zaten.



 Bu kadar da sevimli dinazor ilk defa görüyorum..


 İşte bugün ben böyle oynadım durdum, oynadıkça hafifledim. Olumsuz ne varsa savurdum, gitti işte...


 Şirinlerin köyüne de uğradık. Gargamel abi  yakından daha da çirkinmiş, kusura bakmasın artık...



       Ben de bugün işte böyle hopladım, zıpladım, oyun oynamanın dayanılmaz hafifliğine kapıldım. Evde tonlarca işi yapan ben değilmişim gibi kendi hızıma yetişemedim. Tabii zavallı eşim peşimde biraz yorgun düştü  o başka. Hayatın tadını uzaklarda , maddi beklentilerde aramanın bir anlamı yok. Sevdiklerinizle birlikte aldığınız  her nefes gerçek mutluluğun  anahtarıdır. Sevgiyle, sevdiklerinizle....

1 yorum: