23 Ağustos 2017 Çarşamba

Pala Kaşlar, Fırça Sakallar

     
       
        " Moda o kadar çirkin bir şeydir ki onu 6 ayda bir değiştirmek zorunda kalırlar." derken Oscar Wilde gelecekteki yaşanacaklardan habersizdi tabii. Bazı modalar yani trendler geldi mi gitmiyor. Aksine abartılıyor da abartılıyor. Farklı olacağım diye değişik olmak yeni modamız oldu. Moda insanın kendine yakışanı giymesidir sözü dillere pelesenk olsa da hiç de öyle olmadığını bal gibi biliyoruz işte.Ama ah bu bizim statü endişelerimiz yok mu. Aslında bizi pala pala kaşlarla gezdiren, aslan gibi delikanlıları kısa paça pantolonla poz verdiren  kabul görme, beğenilme telaşımız aslında.
         Tamam, moda kapitalizmin en cafcaflı kozu. Ama abartıp da hem karizmadan hem paradan olmak da kişiye kalmış bir şey elbette. İnsan üstüne para verip  kendini nasıl berbat eder, anlamıyorum. Benim bu ara en dayanamadığım kalın kaş modası. Tabii bu sözlerime lütfen Cara Delevingne alınmasın. Ona yakıştığı gibi kimseye yakışmıyor çünkü o kaşlar.

            İnsanın kaşlarını olduğunun iki katı fazla göstermesi için çıldırmış olması gerek. Kartal kanadı gibi gözlerin üzerinde süzülen kaşları görünce irkiliyorum, ne yapayım. Ben 70lerin sonunda doğmuş ve çocukluğunu ince kaşlı kadınlara hayran olarak geçirmiş bir kadın olarak kalın, dövme, pala kaş modasının en kısa zamanda hayatımızdan çekip gitmesini diliyorum.

              Muhteşem Yüzyıl'dan sonra kendini Sultan Süleyman sananlar biraz sakal bıraksın, şöyle bir heveslerini alsınlar dedik de. Tamam di mi artık. Hipsterlar da işin içine girince yaşına başına, boyuna, posuna bakmadan erkek milleti usturaya küstü. Bıktık mı, hem de çok. Orman kaçkını gibi sakalını altına kısa paçalı daracık pantalon giyip gözlerimi kanatmayın artık.  Yakışan yok mu var. Ama nadir, çok nadir.Sakalım yok ki sözümü dinlesinler.
            Kıl, yün, tüy. Bunlar işin eğlencesi. Ama asıl dayanamadıklarımlarım çok başka. Uzman olmayan ama uzmanmış gibi davranan kişiler en dayanamadıklarım. Kitap yazıp, Mevlana'dan iki alıntı yapıp, kişisel gelişim uzmanıyım, psikolog değilim ama çok psikoloji kitabı okudum deyip program program gezenler. Dini sömürenler, sağlığı sömürenler, kaygıyı körükleyenler. Instagramda fenomen olacağım diye dalak filmine kadar paylaşanlar, çocukları kamera önüne koyup harcayanlar. Kıyafetime karışma hakkını kendinde bulanlar, aymayanlar, beynine değil, çiftesine güvenenler. Ben biriciğim, kıymetliyim deyip seni hiçe sayanlar, öküz ölünce ortadan kaybolanlar.  İşte asıl bunların hiçbirine dayanamıyorum.

      Keşke tek derdimiz moda olsa, tatlı tatlı atışsak ama hayatta kalması pek kolay olmayan bir gezegende yaşıyoruz. Belki başka gezegenlerde durum farklıdır. Siz ne dersiniz?
   

Görseller
http://joyreactor.com/post/1905514
http://cf.kizlarsoruyor.com/a52533/9bb21f9d-47de-4f2c-99e0-e6b3b56b132c.gif
https://media.giphy.com/media/ZYSeEG1ffYzoQ/giphy.gif

2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim Füsuncum. Kaşlar, sakallar saçmalık yarışındayken bu gidişe bir dur demenin zamanı gelmişti ;))

      Sil