1 Mayıs 2015 Cuma

Eşekli Kütüphaneci İle Tanışmış mıydınız?

     
           Çocuklar okunmuş kitapları koyunlarından çıkarıp uzatıyor.Bunlar her biri somun ekmek gibi sıcak sıcak kitaplar. Çocuklar okuduklarını verip yenisini alıyorlar. Arka planda kar yağışı sürüyor. Mustafa Bey şakalı  sözler söyleyerek kitap alıp vermeyi sürdürüyor.
         Sonra toprak tencerelerde Arapaşı pişmiş. Sininin üstünde hamur yayılmış. Nerden buldularsa, nerdenk ekşileri  hazır edilmiş. Hep birlikte oturuyorlar.' Tanrıya çok şükür,  bin şükür!' çekiyorlar. 'Kitaplı günlere kavuştuk! Arapaşı yiyeceğiz!' diyerek kaşıkları sininin ortasındaki tencereye daldırıyorlar.
.........
         Çocuklar kitaplara binip kimi kapıdan, kimi pencereden uçup gidiyor. Yeryüzünde sis kalmıyor. Kar , güneşli bir havada yağmayı sürdürüyor. Çocuklar Ulaşlı'nın üstünde belki yüz yirmi kez dönüyor ellerinde resimli kitaplarla.

         Fakir Baykurt 'Eşekli Kütüphaneci' eserinde Anadolu insanının duygularına, sofralarına işte böyle buyur ediyor biz okurlarını. Kitap sevgisinin önce bir merak sonradan da bir coşkuya dönüştüğüne Anadolu kokan bu eserde şahit oldum.   Mustafa Güzelgöz, namı diğer Eşekli Kütüphaneci'nin yaşam öyküsüyle sevgili Füsun 'İki Kum Tanesi' sayesinde tanıştım. Sağ olsun, var olsun arkadaşım.  Kitabı bitirdikten sonra bile uzun süre aklımda yer aldı. Onca zorluğun üstesinden , sırf insanlar aydınlansın diye gelen Güzelgöz öyle büyük bir hayat dersi veriyor ki bizlere. Kitapların yaydığı ışığın sadece insanın kendisini değil  çevresini de ışıl ışıl aydınlattığını  daha iyi  anladım.

          Sadece kitap okuma sevgisi değil elbette aklımda kalan. İnsanın yaptığı işi severek, yaratıcılık katarak, zorluklar karşısında yılmayarak yapması gerektiğini belleğime iyice kazıdım. Dostluk, çalışkanlık, yaratıcılık, azim....

       Öyle çok unutulan değerle tekrar tanıştım ki Eşekli Kütüphaneci'de. Okumaktan ve Mustafa Güzelgöz ile tanışmaktan çok ama çok memnun oldum. Hele Fakir Baykurt'un o güzel anlatımıyla Ürgüp'te Peribacalarında bir kar tanesi olup usulca bir çocuğun kirpiğine konuverdim işte.

       

1 yorum: