10 Ağustos 2014 Pazar

AH ŞU SABIRSIZ EBEVEYNLER

            Sabırsız ebeveyne sahip olmak bir çocuğun başına gelebilecek en bahtsız durumlardandır.


       Hayatlarımız o kadar kolaylaştı ki, zorluklara tahammülümüz kalmadı artık. Artık tek tuşla dünyayı parmağımızda çevirebiliyoruz. Akıllı telefonlarımız, afilli tabletlerimiz , otomatik makinelerimiz ile hayat eskiye göre çok daha hızlı çok daha pratik.

              O kadar çok alıştık ki bu hıza , tahammül gerektiren işler bize sıkıcı ve yorucu gelmeye başladı artık. En önemlisi de çocuk yetiştirirken de işler bu kadar çabuk ilerlesin, tek tuşla her iş tamama ersin ister olduk. Öyle ki anne babalar çocuk 40 günlükken yürüsün, koşsun, konuşsun isteyecek bu gidişle. Tuvalet eğitimi neden uzun sürdü, neden geç konuştu, neden geç okudu, neden de neden??? Sabırsız ebeveyne sahip olmak bir çocuğun başına gelebilecek en bahtsız durumlardandır. Anne babanın evhamı karşısında çocuk haliyle kazanması gereken davranışta gerileme yaşıyor. Ve kısır döngüye hoşgeldiniz. Çıkışı olmayan bir labirentte bu muhteşem üçlü koşturup duruyor.

              Hele bir de çocuğun abi/ablası varsa , vay onun haline. Evin küçük çocuğu yürüme, konuşma, tuvalet eğitimlerinde daha geride kaldıysa anne babanın paranoid halleri başlıyor. Hele birinci sınıfa başlama denen ağır bir ebeveynlik sınavı var ki, başına gelen bilir. Halbuki her insan kıymetlidir ve biriciktir. Eninde sonunda konuşmayı, yürümeyi, okumayı  hatta kanatlanıp yuvadan uçmayı bile öğrenecek. Aceleye mahal var mı, sorarım size?

               Sürekli bir kıyas, sürekli bir yarış halindeyiz. Öyle ki, çocuklarımızı şöyle doyasıya yaşayamıyoruz. Otomatik makinelere özenen bir kuşak haline geldik. Daha kötüsü çocuklarımız da otomatik yetişsin istiyoruz. Balık yağını içince süper zeki, ıspanak yedirebildiğimizde Demir Adam olacak zannediyoruz. Ebeveynliğin  bu kadar kolay olduğunu iddia etmek bizden önceki kuşaklara hakaret sayılmaz mı peki?

             9 yıllık annelik maceramdaki ilk öğretim; Anne baba olmak zordur. Zordur evet ama bu zorluklarla baş etmenin birinci kuralı 'Sabır'dır. Öyle satır arası, laf olsun diye değil, kocaman harflerle SABIR. Ama artık demode bir terim oldu ne yazık ki. Teknoloji çağında yaşıyoruz evet ama hesap makinesi değil, çocuk yetiştiriyoruz. Yok öyle kestirmeden ana babalık. Sevgi emek ister düsturuyla büyümüş bir nesiliz biz halbuki. Kolay yoldan kestirmeden ebeveynlik diye de bir şey yok, kabul edelim.
   
                 İşin özü, çocuğu tanımaktan geçiyor aslında. İç cevherini ortaya çıkartabilmek, özgüven kazanmasına yardımcı olmak en büyük başarıdır bir ebeveyn için. Yaşıtlarından ileri adımları olduğu gibi geri adımları da olacak. Yeter ki her adımında anne babasının onu destekleyeceğini bilsin. Sonrası biraz sabır, bolca sevgi...

         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder