30 Ocak 2014 Perşembe

ÇATIŞALIM MI, UZLAŞALIM MI?

         
       Çatışmasız bir hayat. İlk anda kulağa ne kadar hoş geliyor. Ancak iç ve dış çatışmalarımız olmadan ne kendimizi ne de hayatı bir adım öteye götürülebiliriz. Çevremizle, hayatla hatta bazen olumsuz hava koşullarıyla çatışmaya gireriz. Kimi zaman haklılığımızdan ziyade karşımızdakinin haksızlığıyla ilgileniriz. Anlaşmazlıkları çözmek adına gösterdiğimiz çaba ya da çabasızlık yaşam stillerimizi belirliyor aslında. Ama en önemlisi de çocuklara çözüm ya da çözümsüzlük odaklı çabalarımız çok büyük bir örnek alıyor. 

       Çocuklarımız, konuşurken, yürürken, yemek yerken nasıl bizi örnek alıyorlarsa hayata olan tavırlarımızı da birebir kopyalıyorlar. Olumsuz durum anında sarfettiğimiz sözler, beden dilimiz, küsmelerimiz hepsi evin minikleri tarafından haklı olarak öğrenilip davranış haline dönüşüyor. 

          'Uzlaşmak'. Bu kelimeyi günlük hayatımızda ne kadar kullanıyoruz? Kullanmayı bırak, aklımızdan ne kadar geçiriyoruz. Sorun yaşadığımız anlarda dişe diş , göze göz tavırlarımız kendimize, ilişkilerimize ve çocuğumuzun yaşam tutumunu ne kadar etkiliyor? Derin bir nefes alıp , esaslıca bir düşünmek gerek. 

         Uslu dur, arkadaşlarınla kavga etme, ders çalış, kitap oku, yalan söyleme... Bunun gibi milyonlarca kelime milyonlarca ebeveyn tarafından sarf ediliyor.  Ama kaç ebeveyn çocuklarına verdiği nasihatleri kendi için kullanıyor. Çocuklarımızdan beklentilerimiz neler? Bunu da etraflıca düşünmek gerek. Bize sorun çıkartmayan çocuklar mı, mutlu çocuklar mı istiyoruz.? Sorun çıkartmayan anne-baba olmadığı gibi sorun çıkartmayan çocuk da yoktur haliyle. Bu yüzden mutlu çocuk yetiştirme peşinde olmayı ilke edinmek gerek belki de.

      Çocuklarımız, aynada yansıyan görüntülerimizdir. Biz ne yaparsak aynısını tekrar etmekten başka suçları yoktur aslında. Çatışırken de, sevinirken de, üzülürken de davranışlarımızın gelecek nesillere gönderilen güçlü kodlar olduğunu unutmayalım.

         Bir elimizi vicdanımıza , diğerini de taşın altına koyalım. Hayatla kavga etmek yerine barışmanın, kendimizi aşmanın yollarını arayalım. Nasıl mı? Hayatla uzlaşarak...

Görsel:http://www.pinterest.com/pin/193162271492086145/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder