13 Ekim 2013 Pazar

AYŞE ARMAN'LA RANDEVU



            Ödevlerin ve yağmurların artmasıyla sonbaharı tüm hücrelerime kadar hissederim. Ancak bu sene sonbahar bizim haneye pek bir iddialı geldi. Orhun'un 3. sınıfa başlamasıyla dersleri daha bir ağırlaşırken ; Ege'nin 1. sınıfa başlaması ile bana 24 saat yetmez oldu artık. Uzun zamandır kendimi ihmal edip dururken. Bayram tatilinde  biraz da kendimle ilgilenmeye karar verdim. Tam dergilerin parlak, kuşe dünyasında kendimi unutma hissiyle D&R'da gezinirken Ayşe Arman'la göz göze geldik.
             En sevdiğim kadın dergisi olan Elele'nin kapağında Ayşe ile karşılaşıp eve kadar davet etmemek olmaz dedim  tabii.  Ayşe Arman'ı röportör olarak tanıyoruz. Ama bu sefer soruları cevaplama sırası ona gelmişti. Beklediğimden daha farklı bir Ayşe yoktu . Annelik kimliğiyle ilgili bölümleri okurken beni hiç  şaşırtmadı bu kadın aslında. Hayat, Aile, Gezi, Proje Kapakçıkları, Kusmuklu Seksi  ve daha bir sürü detaya dair ipuçlar yakaladım bu röportajda. Benim için doping niyetine bir röportaj oldu bu buluşma. Zaman nasıl aktı geçti anlamadım. Tabii bunca tempoya dayanamayan bünyemi limonlu çayla nazlamayı da unutmadım. Ayşe Arman'la Elele randevum çok ama çok keyifli geçti. 
               Ekim ayı sayısı tam bayramlık olmuş.  Gülben Ergen'le bile karşılaştık.  Şimdilik şöyle bir selamlaştık. Bayramda , trafik azaldıktan sonra onunla da bir randevu ayarlamayı planladık. Pazar keyfi, moda, kısa botlar, kırmızı, pembe, vintage ve çok daha fazlası keşfedilmek üzere beni bekliyorlar. 


                Bir diğer tutkum olan National Geographic 125. yıl özel sayısı ile rengarenk. Afgan Kızı'nın yayınlandığı dergi kapağının posterini hediye olarak vermeleri ise ayrı  bir mutluluk yarattı elbette. En kısa zamanda duvarda yerini keyifle alacak bu ölümsüz kare. Yine dolu dolu dosyalar tarafımdan keşfedilmeyi bekliyorlar. Arkeolog  daha sonra da savaş muhabiri olma hayallerimi hatırlatan bu dergi ile  her ay sadece Dünya'nın değil zamanın da altını üstüne getiriyorum.
                Ne çok kimlikler, zevkler barındırıyoruz ruhumuzda. Bir yandan bu sezon botların boyu ne olacak diye düşünürken bir yandan da bambaşka Dünya'lara keşifler derdindeyiz. Kendimizi keşfetmemiz henüz mümkün olmasa da kilometrelerce uzakları görmek, hissetmek istiyoruz.
            Rotanız mutluluk olsun, hayatta mutlu keşifler....   




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder