24 Temmuz 2013 Çarşamba

RENKLİ TELAŞLAR


      Telaşlar var hayatımızda. Hepsi farklı renkte, farklı bir hikayede. Anlarımız, anılarımız gibi telaşlarımız da renk renk. Zamanın darlığına kafa tutma derdimizden mi ortaya çıkar bu haller, bilinmez. 
      Akşam vakti huzurlu bir telaşla kolunda özenle kağıda sarılı pidelerle evine yetişen adam eve yetişmek için pidelerin kokusundan hız alır mesela. Sabah okula çocuklarını hazırlayan anne yumurtaları rafadan tutturup, bir yandan da eşinin kravatını bağlama telaşındadır. Bayram üstü mahalledeki emektar terzi , kumaş yığınlarının içinde kaybolmadan siparişleri yetiştirme telaşı hem ekmek derdindendir hem sanatına saygıdandır besbelli.
         Yolda, parkta, restoranda , insanları gözlemlerim. Ama beni en çok telaşlı insanları gözlem yapmayı layık görürüm. Bir adam elinde telefonla , çatık kaşları ve sert adımları ile ilerliyor ve saatine sık sık bakıyorsa belli ki işler pek yolunda gitmiyor. Bir kadın elinde kendinden büyük market poşetlerine aldırmadan hızlıca yol alıp, hafif dalgın biraz da keyifli ilerliyorsa ertesi güne mutlaka misafirleri vardır yeni tarifleri deneme zamanı diye düşünüp poşetlerin ağırlığını hissetmiyordur. 
         Kimi telaşlar pembedir, sarıdır, yeşildir, turuncudur. Bu renkler hayatınıza renk katar. Yaşamınıza yeni bir anlam, yeni bir güç sağlar. Nişanlı genç kızın düğün alış verişindeki telaşa en çok pembe renk yakışır sanırım.
        Ama kimi telaşlar, yorgundur, karadır, hüzün kokar, acı katar. Hastane kapısında, tahlil sonuçlarında, mahkeme koridorlarında.... Buralarda da yaşar insan kimi zaman yorgun telaşlarını...
         Hayatını her daim telaşlı yaşayan insanlar vardır. Ve ben onları gerçekten çok severim. Her daim anlatacakları bir şeyleri vardır. Hayatı bazen çokça ciddiye alsalar da,  onlar her daim rengarenktir. Telaşları gibi. 
          Ama hayattaki en güzel telaş , çocuktaki büyüme telaşıdır. Bu kadar saf ve temiz bir telaşa verilebilecek en güzel renk de beyazdır o vakit. 


       Zamana kafa tutma isteğiniz ve enerjiniz hiç bitmesin. 
İşte hayata karşı sloganım;  Run Forrest Run:)
          



1 yorum:

  1. Ahh o telaş yok mu ahh
    Ben bazı konularda bu şekildeyim bir iş verilse o işin söylendiği an yapılması yada 1 saat içinde bitmesi için kendimi parçalarım valla :) biraz kötü bir alışkanlık yahuu

    YanıtlaSil