31 Temmuz 2013 Çarşamba

HAYALLERİ YIKMA ENSTİTÜSÜ


             Çocukluğumdan bu yana hayal kurmayı çok severim. Hayal kurmayı herkes sever, hayalleri olmadan insanlar yaşayamaz diye düşünürdüm. Neticede bir mutluluk terapisidir, yüzünü gülümsetir, rüyalarını şenlendirir. Hatta kendime Jules Verne'i örnek alırdım bu konuda. Yıllar yıllar öncesinden  80 günde devri alem yapmayı, denizler altında fersah fersah gitmeyi, Dünya'nın merkezine yolculuk etmeyi hayal etmiş. Bununla da yetinmemiş, insanlara da hayal ettirmiş. 
         
         Hatta bir rivayete göre, 12 yaşında bir gemide tayfalık yapmak için evden kaçan küçümen Jules, babası tarafından yakalanınca 'Bundan sonra yalnız hayal dünyasına yolculuk edeceğim' diye söz vermiş. Bu arada 1800'lü yıllarda babasının olumlu disiplin yöntemlerini pek  kullanmadığından da eminim.Yani kısaca, bedenime sahip olabilirsiniz ruhuma asla demiş. Bana Bilim-Kurgu sevgisini aşılayan Jules Verne sen ve senin gibi hayalperestler olmasaydı ne tatsız tuzsuz olurdu hayatım. 

            Bir de Grimm Kardeşler vardır ki, en meşhur hayalperestlerdendir kendileri. Bana  içinde bir kedi ve çizme geçen bir hikaye yaz deseler; hayırlı işler diler, ortamı çaktırmadan  terk ederim.   Hele yedi tane cüce ve bir Prenses hakkında yaz deseler, çok acayip şeyler düşüneceğimi size itiraf edebilirim. Tabii hayalperestlikle saçmalamayı karıştırmamak gerekir. Grimm kardeşler, çocukluk hayallerinin maestrolarıdır, saygıla analım.
        Edebiyat dünyasının hayalperestlerdi saymakla elbette bitmez. Ama sen çocukluğundan itibaren bu masallarla, hikayelerle büyü. Çizgi filmlerini, sinema filmlerini , dizilerini izle. E , büyüdün artık hayal kurmayı bırak desinler sonra sana. Olacak iş mi bu şimdi. 'Gerçek Dünya , senin sandığın gibi değil. Boşa hayal kurma. Çok zor işler peşindesin. Şaşırtma artık' gibi cümle kalıpları belli bir zaman sonra etrafınızda dolanır durur. Ben hayallerini hedefe dönüştürme heyecanından güç alanlardanım. Yaşam ateşi sönmüş insanlar tarafından , hayallerin eleştirilmesine katlanamam.
         Ne demiş Einstein ' Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir'. Gerçek hayalperst, yaşamın zorluklarına göğüs gerendir. Hayat bu kadar zorken , bir de hayalleri yıkma enstitüsünün ajanlarının tahrikine gelmeyin sayın hayalperestler.
       Son olarak, üstad  Mark Twain'e bırakıyorum sözü;  Düşlerinizi kovmayın, çünkü onlar gidince belki siz kalırsınız ama artık yaşamıyorsunuz demektir.



3 yorum:

  1. Ben de iflah olmaz hayalperestlerdenim.. Hayalim gerçekleşene kadar sabırla hep aynı hayali kurarım, gerekirse çaba sarfederim..Genelde gerçekleşir aradan yıllar yıllar geçse de:) Baktım olmadı mı, üzülmem yeni bir hayal bekler çünkü beni.. Yoksa hayat nasıl da tatsız tutsuz olurdu değil mi ama..
    Sevgiyle kalın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, hayallerimiz hayatın tadı tuzu gerçekten. Aşırı gerçekçi insanları bir türlü anlayamam bu yüzden. Yorum için teşekkürler:))

      Sil
  2. çoook sevimli ve keyifli bir yazı olmuş.Eline sağlık.

    YanıtlaSil