Bir çoğumuzun başucu kitabı, çocukluk kahramanı Küçük Prens'in bir gün karşıma çıkacağı aklıma gelmezdi. Hayallerinin peşinde olan bu Küçük Prens'in adı Luka. 12 yaşında ve çizdiği resimlerin içinde olmayı fotoğraf sanatçısı aynı zamanda klinik psikolog olan Matej Peljhan sayesinde başarmış. Luka, Masküler Distrofi (kas zafiyeti) hastası. Günlük hayatta özgürce yaptığımız bir çok faaliyet Luka için sadece bir hayal. Sadece parmaklarını hareket ettirebiliyor. Günlük ihtiyaçlarını yardımsız gerçekleştiremiyor. Buna rağmen , kendisine acınmasını ya da empati kurulmasını istemiyor. Pozitif kalmak ve hala yapabildiği şeylere odaklanmak istiyor. Peljhan, Luka'nın yaptığı resimlerdeki hayal gücünden yola çıkmış. Bir sohbetleri sırasında Luka ondan 'türlü türlü yaramazlıklar yaparken' fotoğraflamasını istemiş. Çizimlerindeki dünyanın içine girebilmeyi bu sayede başarmış. Ve Matej Peljhan da Küçük Prens ( Le Petit Prince) adını verdiği bu projeyle örnek bir işe imza atmış.






Her insanın içinde mutlaka bir cevheri olduğuna inanırım. Can özünde ışıl ışıl bir elmas gibi parlayan ve keşfedilmeyi bekleyen. Kimi insanlar bu elması türlü zorlukları çabalayarak bulur kimisi bahanelerin ardına gizlenir. Özel gereksinimli çocuklarların ihtiyaçlarını Luka ne güzel ne güzel aktarmış. 'Pozitif kalmak ve hala yapabildiği şeylere odaklanmak'. Bunun için de biz yetişkin milletine bu çocuklar için fırsat kapıları açmak kalıyor. Onların hepsi zaten birer cevher ve özel yaratılmış. Hepsi birer Küçük Prens ve Küçük Prenses.
Hayallerinin peşinden koşmamak için türlü bahaneler üreten Adem oğulları, Havva kızları ; Küçük Prens'ten umarım hak ettiğiniz dersi almışızdır.
Ve Luka, dilerim tüm hayallerin gerçek olsun...
Evet hayallerde sınır yok ve bu sınırsızlıkların peşinden koşmamak için hiç bir neden yok.. Dilerim Luka'nın bütün hayalleri gerçek olur..
YanıtlaSilÇok güzel bir paylaşım olmuş, teşekkürler:)
Yorumların için ben teşekkür ederim arkadaşım. Mutlu hafta sonları:))
Silesracım bayıldım ben bunaaaaa
YanıtlaSilHele bizim branşta olup da etkilenmemek mümkün değil bu fotoğraflardan Edacım. Sevgiyle, Duru'yu çok öpüyorum. Mutlu hafta sonları:))
SilMuhteşem çok yaratıcı çok başarılı :) Hep yapmamız gereken şey sadece şükretmek , bunu yapabiliyorsak başarılıyız aslında
YanıtlaSil