3 Mart 2011 Perşembe

ORTAK MI, RAKİP Mİ?

      Dünyayı etrafınızda döndüren adamla başladı her şey. O sanki sizin için yaratılmış. Bu dünyaya size kendinizi muhteşem hissettirmek için gönderilen , kanatsız bir melek.Dağları tek bakışıyla devirebilecek   kadar güçlü, Aristo'yu yenecek kadar bilge,  uslanmaz bir romantik aynı zamanda. Bay muhteşemi bulduktan sonra kaçırmak olmaz. Neticede O da Venüs'ünü bulmuşken. Düğün davetiyeleri,, gelinlik siparişi, pasta seçimi derken, kırmızı cübbeli zatın malum sorusuna verilen, tüm salonu çınlatan evvetten sonra başladı aslında herşey. 
        Evlilik yeni bir başlangıç derken, bazı şeylerin de bitmesi mi aslında. Tüm bu soruları boşverip, harikalar diyarındaki  Alice gibi tüm oburluğumuzla başladı maceramız. Bir kaç yıl önce bilgeliğiyle gurur duyduğumuz adam, tartışmalarınızda da bir laf cambazıymış meğer. Romantiğinden ödün vermeyen Cirano'muz, tuttuğu takım yenildiğinde haykıra haykıra ağlacak kadar bir fanatikmiş meğer. 
        Benim dizim, senin maçını döver. Benim yemeklerime laf edecek olursan, işte ekmek-işte peynir. Ve daha bir çok meydan okumalar başlar. Karşı taraf , en iyi savunma saldırmadır der ve gizli savaş başlar. Karşılıklı şikayetler, ortak kullanım alanlarındaki çekememezlikler, sen gününü görürsünler. Aynı evde yaşadığımız bir rakibe döner sevdiğimiz adam. 
           Acaba o ne düşünüyor? İstediğini düşünsün, kesinlikle haklı değil. Ama biz kadınlar da her zaman kusursuz değiliz. Kocaman , kabarık gelinliğimize öyle hayaller sığdırıyoruz ki, o evde sevdiğimize yer kalmıyor bazen. Gelinlikler yine tüm ihtişamıyla kocaman, kuyruklu ve gösterişli olsun ama içinde hayat ortağımızın hayallerine de biraz yer kalsın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder