Onun Adı Fitnat

          Ekşi maya nasıl yapılır diye 10 gün önce araştırmalara dalmışken bugün ekmeğime kavuştum. Bırakın ekmek yapmayı, ekşi mayayı tutturmaktan bile şüpheliydim. Başarısız olma ihtimalini de yanıma katıp ekşi maya dünyasına yola çıkmıştım. On gün boyunca sabırla, sevgiyle ama en çok umutla unla suyu kardım. Farklı kaynakları araştırırken birbirinden farklı tarifler olsa da aklıma en yatan yolu seçtim.

    Şimdi mis kokulu, çalışkan bir mayam var. Bir de çeşit çeşit ekmek hayallerim. Bu arada çalışkan kızıma isim vermeden olmazdı. Güzel mayamın adı Fitnat. Eskiyi yaşamaksa ekşi maya, eskilerden bir isim yakışır diye düşündüm.
             Önceki yayında başlangıç aşamasını detaylı yazmıştım. Merak edenler için burada. Kısaca özetleyecek olursak.

        Ekşi maya yapmak için temiz bir kavanozda bir yemek kaşığı tam buğday  unu ve bir yemek kaşığı suyu karıştırdım. Çok katı olmayan bir bulamaç elde ettim. Başlarda tahta kaşık kullandım ancak daha sonra metal kaşığı daha sağlıklı olduğunu öğrendim. Kavanozun ağzını temiz bir mutfak beziyle kapatıp karanlık bir köşede beklemeye aldım. Her gün aynı saatte besledim. Her gün 1 yemek kaşığı un, 1 yemek kaşığı su ekleyip kenara kaldırdım. Ancak, 6. günde mayam biraz yavaşladı. Yani kabarcıkları daha azdı. Daha aktif olması için her gün kattığım tam buğday ununa 1 yemek kaşığı beyaz un ekledim. Tabii su miktarı da 2 kaşık suya çıktı. Ertesi gün manzara muhteşemdi. 7. günde maya köpük köpük olmuştu. Kokusu da temiz ve ferahtı. Aynı işlemlere 9. Güne kadar devam ettim. 9. Gün beslenmesinden sonra kapağını kapatıp dolaba kaldırdım. Ekşi mayam göreve hazır ve nazırdı. Ekmek yapmanı zamanı gelmişti artık.
        Fitnat'tan yapacağım ilk ekmeğe epey özendim. En çok bu videodan yararlandım. Ekmek hamurunu sulu olması çok önemliymiş. Hamura un katmamak için kendimi zor tuttum. Yaklaşık 2 su bardağı tam buğday unu, 2 su bardağı beyaz un kullandım. 1 silme yemek kaşığı tuz ve klorsuz su kullandım. Fitnat'tan ayırdığım 1 çay bardağı kadar  mayayı sabahtan 1 un, 1 su ile beslemiştim. Alabildiğine su ve mayayı da katıp, başladım yoğurmaya. Epey bir güç  gerekli. Hamur sulu olduğu için toplanması zor oluyor. İyice yoğurduğum hamuru 3 saat beklettim. Temiz bir beze un serpip hamuru yerleştirdim. Üstünü de kapatıp, buzdolabına kaldırdım. Bu işleme soğuk fermentasyon deniyormuş. 40 yaşımızdan sonra bakalım daha neler öğreneceğiz.

         Yaklaşık 17 saat sonra buzdolabına çıkarttım. 240 derecede ısıttığım fırına ısıya dayanıklı bir  kapla su koydum. Bu kabuğun oluşması için gerekli. Dolaptaki hamuru tepsiye koyup, üzerini şekillendirdim. Fırına girdikten sonra ısıyı 200 dereceye düşürdüm. 40 dakika sonra kara kızım ev halkının görüş ve önerilerine hazırdı.
              Fitnat bu güzel somunu armağan etti bana. Şimdi aklımda  cevizli, haşhaşlı, zeytinli, üzümlü ekmekler ve mutlu yüzler var.
       Sevenleriniz, sevdikleriniz çok olsun :)

Yorumlar

  1. Zeytinli olmaz ekmeğe yazık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pilava ketçap mayonez sıkan biri ile gastronomik muhabbebetlere girmiyorum.

      Sil
  2. Harikaaaaa👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim. Uzun zamandır bu kadar severek bir şey yapmamıştım. Teşekkürler ;))

      Sil
  3. Bir oturuşta hepsini yiyebilecek kadar iştahım açıldı:) Zaten kahvaltı manyağı biri olarak böyle bir ekmek de varsa kimse tutamaz beni:) Ekşi mayaya hiç cesaret edemedim şimdiye kadar, arada yaş maya ile küçük ekmekçikler yaptım, onları da yedik tabii afiyetle. Ama ekşi maya başka bir şey tabii. Senden aldığım gazla başlasam mı acaba?

    YanıtlayınSil
  4. Mutlu ellerden mutlu mayalar, ekmekler çıkacak. Adım gibi eminim. Başlarsan çok sevinirim. Hem destek oluruz birbirimize. Ben de yeniyim henüz. Yaptıkça yapasım geliyor şimdi. Eminim sen de çook seveceksin :))

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme