9 Haziran 2014 Pazartesi

Anne Obez Ne?

         
     Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması sonuçlarına göre her 5 çocuktan biri obez. 7-8 yaş gurubundaki çocukların %22.5'i şişman, %2.12i zayıf olarak belirlendi. Aslında araştırmaya da gerek yok. Çevremize baktığımızda da hareketsiz, ekrana bağımlı , sakin ve tombul çocuklara sıkça rastlıyoruz. Annelik genetik kodlamamızdaki   'şişman çocuk sağlıklı çocuktur' hurafesinin de etkisi büyüktür belki de.

             Hazır işlenmiş gıdaların İmparatorluğu'nda yaşıyoruz. Mis gibi cam kaselerdeki anne muhallebisinin yerini marketten hazır alınan, plastik, süslü  kutularda satılan sözüm ona pudingler aldı. Anne köftesi tacını hamburger denen pazarlama mucizesine  kaptırdı. Hayatın hızını yakalama adına marketlerden dondurulmuş gıdaları sepetimize ekledikçe ekledik. Tabii fazla kiloları da...

              Tabii okul kantinleri de ayrı bir konu. Kantinler karbonhidrat ve şeker patlaması yaşıyor. Taze meyveler atıştırmalık olarak çocuklara neden sunulmasın? Çok mu zordur muz, elma, portakal satmak? Ya da kepek ekmeğinden az yağlı tost , neden olmasın.

           Öğrenciler, sabahı erken saatinde soluğu tost kuyruğunda alıyor. Sonrasında gazoz, gofret, garabet figürlü şekerlerle günlük alması gereken kalori miktarını günün yarısında tamamlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuda acilen önlem alması şart. Belki sağlıklı yiyecekler satan bir kantin çok fazla maddi kar getirmeyecektir. Ama maddiyat uğruna bir nesil şekerle, yağla  zehirleniyor.

             Elbette bir çocuk beslenme alışkanlığını ilk olarak ailesinden alır. Unutmamak gerek, bir çocuk annne babası ne yerse onu yer. Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazandırmak için anne babaların kendi beslenme listelerine göz atmaları şart. Atıştırmalık olarak cips yerine kuru-yemiş ve kuru meyveler , kola yerine ev yapımı meyve suları, kompostolar tüketilebilir.


              Televizyon, bilgisayar oynarken çocuklar ne kadar sessiz ve sakin değil mi? Sanki tatlı bir uykunun etkisindeler, sessiz sakin oyunlarını oynuyor, hiç sorun çıkartmıyorlar. Tabii bu arada sosyalleşemiyorlar, konsantrasyon yeteneklerini ve hareket kabiliyetlerini yitiriyorlar. Bu durum bir çok ebeveyn tarafından görmezden geliniyor. Top peşinden koşan, ip atlayan, yere tebeşirle sek sek çizgileri çizen, özgürce terleyen , yanakları al al olmuş çocukları görmeyeli ne çok oldu. Bırakın üstü başı kirlensin çocukların. İtiraf ediyorum, çocuklar okuldan üstü başı kirlenmiş, toza, tere bulanmış gelince mutlu olan bir anneyim ben. Anlıyorum ki , çocuk için ekmek kadar su kadar gerekli olan oyunun doruklarına varmışlar.
             

             Çocuklar, obezite ne bilmesin. Saklambaç, istop yakantop , futbol, basketbol bilsin...

           
           

4 yorum:

  1. Çok doğru. İş ailede başlıyor. Sonra yakın çevrede.
    Sanırım obezitenin ilk adımı bebeklikte atılıyor. O hazır mamalarla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar kilo alsın diye hazır mama kullanmak bir çok annenin yaptığı bir yanlış aslında. Şimdiki aklım olsa benim de yapmam dediğim bir çok hatam olmuş. Aman yeni nesil dikkat, ne varsa doğalda var.

      Sil
  2. obezite nasıl önemli bir konu... paylaşım için tsk

    YanıtlaSil
  3. bir de şehir merkezlerinde çocuk oyun alanlarının çeşitlenmesi ve çoğaltılması gerekiyor. açık alan bu tip yerlerin eksikliğini hissediyoruz....

    YanıtlaSil