2 Eylül 2013 Pazartesi

Bir Annenin Hastalıkla Mücadele Timi



          Mevsim, yazdan kışa doğru ilerlerken anne milletini de gizli ve garip bir telaş sarar. Kış demek, hastalıkla mücadele timi oluşturmak demektir çünkü. Bu timin lideri elbette anne olup, her sene ekip arkadaşlarını özenle seçmek zorundadır. Geçen senelerdeki performanslarına göre görev dağılımları gözden geçirilir. Yeni virütik, astmatik , alerjik saldırılara karşı yani savunma kalkanları oluşturmak zorundadır. 


        Dünyayı Kurtaran Kadın adında bir film çeksem herhalde böyle bir tanıtım yapardım. Biraz korku ve savaş tadı tadında bir yazı gibi görünse de bu kış için ciddi ciddi savunma kalkanlarımı oluşturup, listelemeye karar verdim. Ben bir doktor, beslenme uzmanı değilim. Sadece 8 yıllık 1+1 anneyim. Tabii çevremdeki insanların gözlemleri ve kendi tecrübelerimden yola çıkarak Hastalık Savunma Ve Mücadele Timi'mi sizlere takdim etmek istedim. 

        1. Ceviz: En güvendiğim elemanımdır. Cevizin her gün yeni bir faydası bilim dünyasınca keşfediliyor. Antioksidan özelliği ve içinde bulundurduğu magnezyum, bakır sayesinde ev halkını korumada bir numarayı hak eder. Bakır dendiğinde akan sular durur. Vücutta bakır eksikliğinde kansızlık görülüp, bağışıklı sistemi zayıflar.Çinko ve fosfor da barındıran ceviz, bu yapı taşları sayesinde bağışıklık sistemini güçlü tutmayı başarıyor. Hele barındırdığı o Omega-3 yok mu. Beyin için yardımcı Omega 3 konsantrasyonu sağlamada yardımcı olurken hamilelikten itibaren tüketilmesi uzmanlarca öneriliyor. Benim çocuklar sabah kahvaltısında 2-3 ceviz yediklerinde dünyalar benim oluyor bu yüzden.



      2. Pekmez: Pekmezin faydaları büyüklerimiz tarafından da defalarca test edilip onaylanmıştır. 100 gr. pekmezde 400 mg. kalsiyum, 10 mg. da demir bulunduğunu göz önüne alırsak sabahları bir kaşık pekmez yedirmeden çocukları okula göndermeyiz tabii ki. Kemik gelişimi için yardımcı olurken ,demir eksikliği ile mücadelenin eşsiz elemanıdır pekmez. Ama süt ürünleri ile değil, meyve suları ile tüketmeye de dikkat etmek gerek bu arada.

      3. Tahin: Susamın ezilmesiyle elde edilen tahin yaraları kapama ve hücre yenileme özelliğine sahip. Pekmezin en iyi arkadaşı. Tahin ve pekmez birlikte tüketildiğinde ise vücuda gerekli olan kaliteli proteini sağlıyor. Ayrıca vücuda alınan ağır metallerin, radrasyonun ve bazı ileçlerın yarattığı toksinlere karşı koruma sağlıyor. Tahinin emziren annelerin sütünü de arttırıyor.

      4. Fındık: En iyi E vitamini kaynağıdır. Hastalıklara karşı savunma kalkanını fındık sayesinde sağlıyoruz. Kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumdan da zengin olan fındık tam bir Karadeniz altınıdır. Kalsiyum açısından zengin oluşu kemik ve diş gelişiminde yardımcıdır.



        5. Bal: Antioksidan etkili bal tarihin eski ilaçlarındandır. Mikrop öldürücü olarak da bilinen balı kullanırken dozunu iyi ayarlamak gerekir. Güçlü bir enerji kaynağı olan bal aynı zamanda iştah açıcıdır. Evde bir iki hapşırık duyduğumda yaptığım ilk iş ballı limonlu ılık su yapmaktır.  Plasebo etkisinden midir, bilinmez ertesi güne genellikle daha bir dinç kalkar benim oğlanlar.
          
        Elbette çocuklar hastalanmadan, düşmeden, ağlamadan büyümez. Ama tüm anneler gibi benim de amacım hastalıklarını en hafif düzeyde atlatmalarına yardımcı olmak. Bilge annelik yolunda ilerleyen tüm annelere haklı mücadelelerinde kolaylıklar diliyorum.
          Sizlerin de bu yazıya eklemek istediği koruyucu timinizin olmazsa olmazları varsa yorumlarınızı bekliyorum. Birlikten sağlık doğurmak için sen ne önerirsin??
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder