.jpg)
- Sınava giren öğrencilerin hedefleri olmalıdır. Çocukların kısa zamanlı ve uzun zamanlı hedefleri olmalıdır. Uzun zamanlı hedefleri gelecekteki mesleklerine yönelik, kısa zamanlı hedefleri ise karne zamanına kadar olan hedefleri olabilir. Çocukların hedef seçme sürecine aileler destekçi olmalıdır. İlgi ve yetenekleri doğrultusunda öğrencinin gelecekteki mesleğini seçmesine ailelerin olumlu yaklaşımı kaygıyı azaltıcı tutumlardandır.
- Kıyaslamalardan kaçınılmalı. Çocukların özgüven kazanması için kabul görmeleri çok önemlidir. Kıyaslamak, başkası gibi olmasını istemektir. Ebeveynlerin sürekli kıyaslama hali içinde olmaları çocuklarda özgüven eksikliğine yol açabilir. Sınav kaygısını tetikleyen en önemli etkenlerden biri de öz güven eksikliğidir.
-Çocuklar spora ve sanata zaman ayırmalıdır. Rahatlamaya, kendilerini ifade etmeye ihtiyaçları olduğunu unutmayın. Her insan kendini ifade etme telaşındadır. Okul çağı çocukları ne yazık ki artık kendilerini deneme sınavlarında ifade eder oldu. Duygusal, bedensel ve sosyal olarak gelişen çocuk zihinsel olarak da kendini geliştimeye imkan bulabilir.
-Ders çalışması konusunda baskı yapılmamalı. Bunun yerine bir program hazırlanmasını ve takip etmesini sağlayabilirsiniz. Okul rehber öğretmeni ile birlikte bir ders çalışma sistemi geliştirebilir. Önemli olan çok ders çalışmak değil, etkin öğrenmedir. Her gün aynı saatte düzenli ders çalışması için gerekli ortamı yaratın. Çocuğunuz ders çalışırken bilgisayar ve televizyonun kapalı olmasına dikkat edin. Siz de o sırada bir kitap, dergi okuyarak O'nu destekleyebilirsiniz.
-Başarısızlığında cezalandırılmamalıdır . Sınavda başarılı olmayı her çocuk ister. Sınavdaki başarısızlığı onun için yeterince kırıcı ve moral bozucu bir durumdur. Ancak bundan dolayı ceza vermek, ihtiyacı olan durumlardan mahrum bırakmak zarar verici bir tutum olacaktır.
-O'nu dinleyin. Duygusal ihtiyaçlarından, zevklerinden, hayallerinden haberiniz olsun. Sizinle paylaşımlarda bulunması için uygun ortamı yaratın. Çocukların büyüdükçe yabancılaştığından bahsedip duruyor büyükler. Halbuki bizler de bazen onların hiç beklemediği tepkilerde bulunuyor, incitiyoruz en kıymetlilerimizi. Gelecek kaygısıyla çocuklardan önce biz büyükler baş etmesini öğrenelim ve en önemlisi koşulsuz sevdiğimizi çekinmeden belirtelim.
Yazını çok beğendim ve kesinlikle sana katılıyorum. En kıymetli varlıklarımızı duygularımız mantığımızın önüne geçtiğinde kırıp geçiriyoruz. Bu güzel paylaşım için teşekkürler...
YanıtlaSilben teşekkür ederim :)))
YanıtlaSil