1 Şubat 2017 Çarşamba

Hiç Modern Değilsiniz

       
     İçinde bulunduğumuz zaman dilimine modern zaman deme tutkumuz ne zaman son bulur acaba. Eskilerde yaşamış insanlara ilkel, yabani, barbar diyoruz ama kendimizi yere göğe koyamıyoruz. İyi ki vaktinde Ay'a ayak bastın insanoğlu, havandan geçilmiyor. Modern zaman insanı olmak demek, en hızlı olmak en hırslı olmak hatta son yıllarda en meşhur olmak demek artık.

            Savaşlara, silahlara, yoksulluğa, kuraklığa, iklim dengesinin şaşırtmasına da modern zamanların cilvesi mi demeliyiz öyleyse. Bir tıkla alışveriş yapmanın, bulaşık makinesi kullanmanın, dünyanın bir ucuna canlı yayınla bağlanmanın, sosyal medya fenomeni olmanın bedeli buysa, istemiyorum arkadaş modern olmayı. Övünüyoruz ha bire övünüyoruz. Mars'ta koloni kuracağız, yiyip yiyip şişmanlamayacağız, kırışıkları yok edip, bebeklerin bezini hep kuru saklayacağız. Bunca dünya derdi arasında belki huzura da çare buluruz artık.

            Eski Roma'daki gladyatör oyunlarına "Ne kadar barbarca" diyip yüzümüzü ekşitiyoruz. Ancak televizyondaki türlü yarışmaları, evlilik programlarını büyük bir iştah ve zevk ile izliyoruz. . Arenaların yerini televizyon ekranları aldı. Aslanlara meydan okuyan gladyatör edasıyla stüdyoya çıkıp kendini acındırma kozunu kullanıp izleyici kitlesini arkasına alan Ikınsu taliplerini aramaya devam ederken asıl kaybedenin kendisi olduğunu ne zaman anlayacak acaba. Anlamasına gerek yok, Instagram'da yüzbin takipçi sonrası her yol mubahtır onun için. Alkışlıyoruz, en acıklı hayat hikayesini, en çok titreyen alt dudağı alkışlıyoruz. O kadar merhametliyiz ki, sokaktaki hayvanlara bir kap su vermekten acizken, hiç tanımadığımız, kaşları kontur dövmeli, sakallı delikanlının mini etek giymeyen kız arama çabasına ağlıyoruz.

             Bazen kendimi dev bir kara mizah komedisinin içinde yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Yaşananlar hem komik hem acı. Tatlı ekşi sos gibisin dünya. Kafa karıştırarak tat veriyorsun sadece. İnsanlığın son sürümü modern zamanların acımasızlığına isyanım var.  Duygu sömürülerine, pabucumun fenomenlerine, duyguları bir dev gibi öğütüp doymayan izleyici kitlesine, sana, bana, herkese...