30 Ekim 2016 Pazar

YAPRAK YAPRAK AŞK

         
         Sarı, mor, yeşil, kızılın binbir tonu bu aralar yaprak olmuş, başımızda uçuşuyor. Yolda yürürken renk cümbüşüne boyanmış ağaçların arasında yürümek bu mevsime has bir durum. Aklı karışık sonbahar, kış tüm yapraklarını almadan tüm enerjisini onlara göndermiş anlaşılan.

             Bu vakitler, benim gibi yaprak sevdalıları için bulunmaz bir fırsat aslında. O muhteşem tonları hayat hikayemde biriktirmeye bayılıyorum. En sevdiğim kitaplarımın arasına koyuyorum sonra onları. Bir güvercin kanadına dokunur gibi hassas davranmak gerek yapraklara. Huzur bekçilerim onlar benim. Arada bir açıp onlara bakmak, koklamak ne iyi gelir bana.

            Güz renklerine sevdalı hem de motiflere meraklı biri olarak ikisini bir arada kullanma fikri takıldı kafama. Renkleri yapraklardan aşırdım, modelini Pinterest'ten.


              Bu aralar hem okulda hem evde öyle bir tempo var ki kendime zaman ayırmam çok büyük bir lüks.  Ama bu böyle gitmez gayrı. İki hafta olacak neredeyse bir atkıyı bitiremedim. Daha kenar süsü var, ponponu var. Çok çalışmam lazım çok. Aslında atkı bahane. Maksat renk olsun, güzellik olsun. 
               Renginiz, neşeniz bol olsun. 

21 Ekim 2016 Cuma

Sonbahar Keki

     
            Havuçlu, cevizli kek zamanını gösterirken takvimler yapmamak olmazdı  elbette. Namı diğer Issız Adam kekine gönlünü kaptırmayan var mıdır acaba? Issız değil de baharatlı olsun istedim bu kek. Tarçın tek başına kalmasın, yeni bahar, muskat, karanfil, zencefil de yarenlik etsin istedim. İşin aslı Özge'nin Oltası'nda ( bir numaralı yemek bloggerım)  iki sene önce öğrendiğim bu baharat karışımı balkabağı keki baharatı - pumpkin pie spice- olarak geçiyor. Ama ben tarçının girdiği her tarife bir tutam mutlaka katıyorum. Sonbaharın kızıllı, turunculu renklerine mutfak tatları da eşlik edince daha mı güzel oluyor ne?


           Çocukların okuldaki beslenme saati için mümkün oldukça evde birşeyler hazırlamaya çalışıyorum. Paketlenmiş gıdalardan mümkün oldukça uzak durmaya çalışıyoruz ama yüzde yüz organik  bir beslenme tarzı sanırım sadece uzak bir ihtimal. Ben de elimden geldiğince evde ufak tefek atıştırmalıklar hazırlarken ufak tatları da hafızalarına kaydetsinler istiyorum. Bu arada bu baharat karışımını sütlü kahveye de kattım. Tabii çok az bir miktar. Yoğun lezzetlerden hoşlananlara kesinlikle tavsiye ederim.


              Gelelim Sonbahar Keki'nin tarifine. 3 yumurta ve 1,5 su bardağı tozşekeri şeker eriyene kadar çırptım. 1 su bardağı sıvıyağ, 1 su bardağı yoğurt, 2 havuç rendesi ve 1 su bardağı ceviz ilave ettim. Elenmiş 3 su bardağı kadar un, kabartma tozu ve 2 tatlı kaşığı baharat karışımını ilave ettim. 180 derece fırında 25 dk kadar pişirdim. Sonrası mı. Evin içinde dolaşan sonbahar renklerinin kokularına resmen hapsoldum. Keki yerken insan kendini iyi hisseder mi bilmem ama pişirirken kesinlikle iyi hissediyor.

              Hayatın akışında can sıkıcı bir çok olayla karşılaşabiliyoruz. Karamsar olmak, ümidi kesmekle ilgili o kadar çok malzeme var ki. Peki ya sonra. Sonrası hüzün, dram.... Elimizdeki nimetlere şükredip, enerjimizi olumlu olarak dünyaya yansıtmak çok daha kolay ve eğlenceli. Mutlu olmak istiyorsan bahane çok. Haydi kalk bir kek yap mesela. En basitinden artık harekete geçmek gerek.


9 Ekim 2016 Pazar

Hep Böyle Miydik Sonbahar?

       

          Sevgili Sonbahar,
         Dört mevsimin içinde en sevdiğim sensin bilirsin. Bu mevsimde doğmam, bu mevsimde evlenmem,bu mevsimde küçük oğlumu kucağıma almam ve daha bir sürü güzel olayı beraberinde getirrdiğin için inceden bir torpil geçerim sana her daim. Kızıllı, safran sarılı gazellerinin hışırtısı ile ansızın bastıran ve  toprak kokusunu ruhumun her hücresinde hissettiren yağmurlarının da payı büyük tabii bu sevdada.
           
            Senin gelmenle denize veda şemsiyeye merhaba dediğime inanır mısın hiç üzülmüyorum. Yağmurda koşmayı da seviyorum çünkü ben. İşten eve gelirken kestane kebaplarının kokusunu içime çekmeyi , balıkçı tezgahlarının önünde dikilmeyi, üşütmeyen tatlı serinliğini ne çok özlemişim meğer.  Nerede hareket, orada bereket lafını kendime düstur edindiğimden tembellikten çekip kurtardığın, biz insancıklara iyi geliyorsun be Sonbahar.

              Rengin , melodin,bereketin bir yana  ruhunun dinginliğine hayranım. Tibette yedi yıl geçirmiş gibiyim yağmurunun altında. Çaylı, kahveli, simitli, susamlı sohbetlerin iyi geliyor insana her halükarda. Ama canım Sonbaharım, dünya cadı kazanına döndü bu aralar. İnsanlar ateş topu misali. Dinlemeyi unutup, hep emir verir olmuşuz. Kendimiz gibi olmayana tahammülümüzü, sabrımızı kaybetmişiz. Yardımseverlik, hoşgörü, sevgi, fedakarlık hep lafta bir de Sadri Alışık filmlerinde kalmış gibi geliyor artık bana. Eskiyi yad edip duruyoruz, gelecek için didinip duruyoruz, şimdiki zamandan şikayetçi oluyoruz. Biz hep böyle miydik be Sonbahar?

           
            Malum, sonbahar; daha az uyku daha fazla kahve demek. E haliyle daha fazla da düşünmek demek. Canını sıkmadan inşallah. Ama sen de anlamazsan beni başka kim anlayacak?