7 Ağustos 2016 Pazar

Plaj Anası

   

            Plaj anası olmak kolay mı? Akla hayale gelmeyecek materyallerle sahil yoluna çocuklarla düşmek, bilumum kapris, şikayet ve didişmeye  çelik gibi sinirlerle göğüs germek hiç ama hiç kolay değil. Suyun kaldırma kuvvetine tepki olarak doğmuş çocuklarımı hep eğlendirip hem de hayatta kalmalarını sağlamak da ayrı bir uzmanlık alanı. İşte bu yüzden plaj anası olunmaz plaj anası doğulur diyebilirim.
       
            Yıllardır yazlıkta yazlarımızı geçirdiğimizden aynı denizi, kumu hatta çakıltaşlarını ezberlemiş durum da olsalar da kendilerine turist muamelesi yapmaları beni ilk çileden çıkartan konu. Evladım kahvaltımızı yaptık, mayonuzu giyin, simitinizi, kolluklarınızı, havlunuzu, şapkanızı, gözlüğünüzü, suyunuzu, su tabancanızı bir zahmet hazırlayıp plaj çantanıza koyun efendice. Ama yoook olur mu? Tam kapıdan çıkacağız, "Anne, gözlüğümü aldın mı? Anne, havlum sende mi?" Şimdi çocuklara bu kadar yükleneceğine biraz da sen yardımcı ol diyenleriniz olabilir. Ben olsam derim yani. Kadın oturduğu yerden emirler yağdırıyor yavrucaklarına diyebilirim vallahi. Ama saydıklarımın en fazla dörtte birini yerine getirecekleri için listemi zengin tutmam benim yararıma olacaktır. Merak etmeyin yani gizliden , el altından tüm plaj malzemeleri kontrolüm altında.
           

             Evden çıkmadan önce kremlenme faslı, o tişört benim çıkartsın faslı, akabinde bu şapka bana küçük geliyor faslı derken; daha güneşe çıkmadan boncuk boncuk terliyorum. La havle çekerken buluyorum sonra kendimi ve artık otuzlu yaşların sonunda olduğumu hatırlıyor, hüzünleniyorum.

              Deniz kenarına sağ salim varmakla da iş bitmiyor  tabii ki. Asıl macera şimdi başlıyor. Bütün bir kış Survivor izleyen çocuklar denizi ve kumu görünce adeta birer  Turabi'ye ,  Avatar Atakan'a dönüşüyor. Ondan sonrası, hep beraber cup denize. İşte o an tüm gam, stres yok olur bende. Herkesin en mutlu olduğu an , denizde olduğumuz an. Ama anne bünyesi fazla suya dayanamıyor. Birazcık bronzlaşmak, çekirdek çitlemek, sosyal medyayı kolaçan etmek amaçlı sahile kaçıveriyorum. Tam güneşe ve hindistan cevizi yağına kendime teslim etmişim tepemde şakur şukur suları akan küçümen acıktığını beyan ediyor. Yani deniz kenarında keyif yapmanın süresi bir plaj anası için en fazla beş dakikadır. Yani öyle afilli pozlar, şık mayolar ve bikinilerle poz vermek bir plaj anası için biraz lükstür. Neticede sen iki çocuk sahibi bir plaj anasısın Eda Taşpınar'la, Burcu Esmersoy'la aşık atmak senin neyine.

              Plajda, dağda, karda , kışta, dört mevsim, her daim anasın işte. Kızsan da, üzülsen de, yorulsan da bir öpücük yeter. Sonuç olarak dünyanın en mutlu plaj anasıyım işte :))

3 yorum:

  1. Herşeye rağmen eğlenceli:))) ve evet bence de plaj anası olmak kolay görülmüyor;)!

    YanıtlaSil
  2. Hahaaa süper. Rahatlamayı ummak büyük hata. Bilakis iki katı yorgunluk.

    YanıtlaSil
  3. Kızım 1,5 yaşında, büyüdükçe kendisi toparlamayı öğrenecek diye düşünüyordum ancak demek büyüdüklerinde de işler değişmiyormuş :) en azından enerji yakabildikleri stres atabildikleri için mutlu olacağız yazları :)

    YanıtlaSil