29 Nisan 2015 Çarşamba

Fast Food'a Nanik Yapıyorum


     Hamburger, pizza, ve bilumum hazır yiyecek  reklamlarında oynayan oyuncular neden hep zayıftır. Halbuki reklamlarda dikte edildiği gibi hemen her gün bu muhteşem tatları yemeye kalksak ne kolestrol kalır ne de tansiyon. Tabii iç organları inim inim inletirken gün geçtikçe kalınlaşan bir bele ve pantolonların düğmelerini bezdiren kalçalara sahip olmak da cabası. Halbuki reklamlardaki fit kızlar ve erkekler ham diye üç katlı hamburgerleri ısırıp kolaları lıkır lıkır içerken gayet sağlıklı görünüyorlar.

          Özellikle gençleri bilhassa da üniversite öğrencilerini hedef alan pizza reklamlarında da pizzalar evde gırgır  şamatayla tüketiliyor. Gençler yine fit, enerjik , mutlak mutluluğu pizza kutusunun içinde bulmuş durumda. Ah şu hınzır reklamlar.

           Hamburgerleri, kızarmış patatesleri, soğan halkalarını, bir alana bir bedava pizzaları yedikçe kilo alınmayacağına dair gizli bir söz fısıldıyor kulağımıza reklamlar. Ayrıca vücut için  yararlı olmayan besinler haliyle daha çabuk acıktırıyor. Yani hızlı yiyoruz hızlı acıkıyoruz. Derken bu bir anda rutinimiz olup , çıkıyor. Tabii göbek geri kalır mı o da çıkıyor.

             Canımız tatlı çekince trans yağ ve glikoz şurubuyla marine edilmiş sözüm ona 'anne bisküvilerine ' saldırıyoruz. Artık  meyve yemek sadece hasta olunca aklımıza geliyor ne yazık ki. Susadığımızda ferahlatma vaadiyle göz kırpan kıvrımlı kola şişesi aklımızı çeliyor. Sağolsun o da ferahlatmaktan ziyade gaz yapıyor. Buz gibi bir bardak su hissine ulaşmak ne büyük bir  lüks oldu biz modern zaman insanlarına.

            Tüm gün kalori tuzaklarıyla dolu bir dünyada yaşamak sadece reklamlarda kolay aslında. Gerçek hayatta tembelleşen ve git gide genişleyen bedenlerimiz diyetlerle günah çıkarıyor. Yani onca yüksek kalorili yiyecekleri yedikçe fit ve mutlu kalmak reklamcılığın hınzır oyunlarından. Yavaş yemek , sağlıklı yemek demek. Hepimiz bunu biliyoruz. Ama kandırılmanın dayanılmaz hafifliğine kapılmak  nasıl da mutlu ediyor bizi.

             Mutfakta pratik ve keyifli yemekler hazırlamak aslında hiç zor  değil. Özellikle de çocukların elini küçük yaşta hamura bulamak lazım. Sağlıklı, güvenilir ve ekonomik yiyecekler hazırlamak için yılların tecrübesine sahip olmak da şart değil.. Televizyon programlarından, internetten bir tıkla sağlıklı yemeklerin tarifine ulaşmak da çok kolay artık. Ölçülü, dengeli, sağlıklı yemekleri hazırlamak hem rahatlama egzersizi hem de gerçek lezzet demek benim için.

             Mutluluk, özgürlük, huzur vaat eden fast food firmalarına sizce de nanik yapmanın vakti gelmedi mi?
           

23 Nisan 2015 Perşembe

Çocuklar Migros’la unutamayacakları bir bayram yaşayacak


Bu 23 Nisan, çocuklar için çok farklı geçecek. Bayramın coşkusu Migros’un fırsatlarıyla katlanacak. Migros, çocukların yaratıcılığını göstereceği #hayalimiçizdim yarışmasıyla ve benzersiz kampanyalarıyla bu sene de çocuklara iyi gelecek.

Hayalini çiz, tüm dünyaya iyi gelsin.

Rengarenk hayalleriyle her gün yepyeni dünyalar yaratan çocuklara bir sürprizimiz var. Hürriyet’in özel olarak hazırladığı 23 Nisan Hürriyet’i gazetesinin kapak sayfasını tamamen çocuklara ve onların hayallerine ayırıyoruz.

#hayalimiçizdim yarışmasıyla çocuklar hayallerindeki dünyayı çiziyor, benzersiz düşlerini paylaşıyor. Üstelik, resimlerini #hayalimiçizdim hashtag’iyle Twitter’da veya Instagram’da paylaştıklarında, oyuncak sepeti hediyemizi kazanma şansı yakalıyor.

#hayalimiçizdim sayfası aynı zamanda Migros TV’de de yayınlanacak. Çocuklar, bu sayfanın çıktısını alıp #hayalimiçizdim hashtag’iyle de yarışmaya katılabilecek.


Hem çocuklarınıza hem cebinize iyi gelecek fırsatlar!

Migros’ta fırsatlar bitmiyor.


Yazmayı çok seven, en sevdiği kalemi biten ya da rengarenk yeni bir defter almak isteyen çocuklara, tüm kırtasiye ürünlerinde %50 indirim iyi gelecek.

Tüm oyuncaklarda %50 indirim (katalog ürünleri hariç), çocukların hayal gücüne iyi gelecek.

Kaç yaşında olursak olalım, vazgeçemediğimiz sakız ve şekerlemelerde 3 al 2 öde, yalnızca çocuklara değil herkese iyi gelecek.

Bambaşka dünyalara yolculuk yapmamızı sağlayan tüm çocuk kitaplarında %50 indirim, çocukların ruhuna iyi gelecek. Yeni maceralara adım atacak, yeni yerler keşfedecek, yeni kahramanlarla tanışacaklar.

Çocukların sınırsız yeteneklerini açığa çıkaran tüm Lego setlerinde %20 indirim onların yaratıcılığına iyi gelecek.

Barbie, Scrabble, Max Steel, Polly Pocket, Cars, Ever After High, Fisher Price, Planes 2, Acayip Havalı Arkadaşlar, Disney Princess ve Hotwheels markalarında %20 indirim ise en sevdiği oyuncaklara kavuşan tüm çocuklara çok iyi gelecek.

Migros size iyi gelecek.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

18 Nisan 2015 Cumartesi

Hafif Yiyorum Hafif Hissediyorum

 
          İlkbahar demek metabolizmayla savaşmaya başlamaktır benim için.  Dünyanın en tembel, en umarsız bünyesiyle baş etmek elbette kolay değil.  Yıllar yılı bu savaşta ne yazık ki hep son sözü metabolizmam söyledi. Yani, 'Otur kızım oturduğun yerde ' dedi durdu.  Ama 30'lu yaşlar bitmeden fazlalıklarımdan kurtulmayı kafaya koydum bu bahar.

         Tabii oturup, kadere ağır yakarak hedefime ulaşmayı sağlayamayacağım aşikardı. Derken iki hafta önce  spor salonuna kayıt olmakla haydi kızım hareket zamanı dedim. Koşu bandı, aerobik, step, plates hayatımın vazgeçilmezi oluverdi bir anda. Tabii bu kadar emek, yorgunluk ve kas ağrısından sonra hiç bir  pasta, kek, pizza aklımı çelemedi. Göbek denen sinsi belayı hayatımdan atıp çıkarıp atmayı kafama koymuşum, kolay mı?  O melek yüzlü sıcacık beyaz ekmek, sabahları bana pastanenin camekanından göz kırpan bol susamlı kaşarlı poğaça, esmer güzeli kola. Hep bu göbek  çetesinin ileri gelenleri bunlar . Ama artık hayatımda yoklar. İyi ki de yoklar. Sabahları daha dinç uyanıyorum. Daha dinamik daha genç hissediyorum.  Hafif yiyorum, hafif hissediyorum.

            Fazla kiloları estetikten önce sağlık için üzerimden atmak istiyorum.  Aç kalarak, vücudu gerekli enerjiden mahrum bırakarak zayıflamanın sağlıksız olduğunun da bilincindeyim elbette.  Hayatımda sadece besinlerin yeri değişti. Çok tükettiklerimi az, az tükettiklerimi çok tüketiyorum. Vücudumun ihtiyacı olmayanları ise yanıma bile yanaştırmıyorum. Yani daha çok yeşil, daha az beyaz.

           Hele tartıdaki eksilmeleri gördükçe daha da bir heyecanlanıyorum. Bir de ilkbaharın olumlu enerjisi de işin içine girince daha mutlu oluyorum haliyle. Bu arada fit olma mücadelesinde çevremdeki güzel insanların olumlu desteği de bana apayrı bir güç katıyor.

         Hayatınızdan güneş ve huzur veren insanlar eksik olmasın .