22 Şubat 2015 Pazar

Pegasus'tan Müthiş Doğum Günü Sürprizi


Düşününce biz annelerin hayatta en çok heyecanlandığı ve hiçbir zaman da unutmayacağı (unutmak da istemeyeceği) an, bebeklerimizin doğum anıdır! Doğumda bebeğimin ilk defa ağlarken çıkardığı ses hâlâ kulaklarımda. :)

Doğumdan sonra yüzlerine her baktığımızda bu heyecanın onlarla birlikte hızla büyüdüğünü de hissederiz. Bu yüzdendir ki bebeklerimizin doğum günleri hem onlar hem de bizim için çok önemli! :)

Pegasus bu heyecanımızı görüp yaşadığımız bu mutluluğu daha da artırarak çocuklarımızın doğum günlerini uçaklarında kutlamaya başladı! Hem çocukları hem de bizi çok mutlu ediyor!

Tüm anne babalar bu videoyu izlemeli. :) http://youtu.be/hKi6S_iZxLM


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Beyaza Karıştık


         Tabiatın her hali nasıl da güzel. Her mevsimde başka sırlar gizli. Soğuk da sıcak da ayrı yakışıyor Tabiat Ana'ya. Ama karın soğuğuna ansızın yakalanan çiçek açan dalları görmek insanı üzüyor bir yandan. Yine de kar yağdığında her yer ayrı bir mutluluğa, temizliğe bürünüyor. Bir kaç günlüğüne de olsa bembeyaz bir dünyada yaşadığını görmek insanı mutlu ediyor. Karda yuvarlanmak, yoldan geçene kar topu atmak, gece yarısı karda güle oynaya dolaşmak... Her yanımız beyaz olunca kalplere de mi bir beyazlık düşüyor nedir? İnsanlar daha bir hoşgörülü, daha mutlu , daha keyifli gördüm bu sene. Belki de son zamanlarda yaşadığımız acılar bizi birbirimize daha mı kenetledi nedir. Biliyorum , fazla iyimser yaklaşıyorum. Ama karanlıkların üzerine ancak ışıkla gidebiliriz.


    Beyaza karışma hevesime bir de kar tatili eklenince çocuklarla coştuk, kudurduk haliyle.  Çocukla çocuk olmak güzeldir azizim.
        Cemreler düşmeye başladı, şimdi yeşillere kavuşma zamanı. Umudunuz ve ışığınız daim olsun...
 










17 Şubat 2015 Salı

AİLE İÇİ ŞİDDET DİYE BİR GERÇEK VAR

       
            Günlerdir yaşanan acı olayla ilgili binlerce soru kafamızda dolanıp duruyor. En çok merak ettiğimiz de nasıl bir anne bu caniyi yetiştirmiştir oldu. Annelerin aşırı korumacı, hatta kayırıcı tavırlarının ileride ciddi problemler yarattığı aşikar. Ama biz kadınlar hemen başladık birbirimizi suçlamaya. Kadın kadının kurdudur, lafını doğrular vaziyette annesi onu bu hale getirmiştir diye yargılar geliştirdik durduk.  
             
       Unutmayalım ki,  ülkemizde ailelerin  %34'ünde fiziksel şiddet , %53'ünde sözlü şiddet uygulanıyor. Çocuklara yönelik fiziksel şiddetin uygulanma oranı da %46'dır. Yani neredeyse her iki çocuktan biri aile içi şiddete maruz kalıyor. Tabii bunlar resmi rakamlar. Yani kayıtlara geçenler. Aile içinde şiddet uygulayan baba figürü ve sonuçlarına ne yazık ki hepimiz dehşet içinde şahit olduk. Şiddetle büyüyen, duyguları bastırılmış, kendini ifade edememiş ve sevgisiz bir ortamda büyüyen   çocuk yetişkinliğe geçtiğinde yani hayatı hakkında kontrol sahibi olduğunda ne yazık ki kendinden (fiziksel olarak) daha güçsüz olanlara kendini ispat çabasında olabiliyor. Elbette çocukluğunda aile içi şiddete maruz kalmış her insan yaşadığımız elim olayda olduğu gibi insanlığını kaybedip canileşmiyor. Canileşmek zorunda da değil . Ama kimilerimiz yaşadığımız olumsuz yaşantıları olumlu halde yansıtma becerisine sahipken kimilerimiz beterin beteri olmak hırsıyla hayatta kalıyor.
            
                 Gözleri bu noktada Aile İçi Şiddet sorununa çevirmekte fayda var. Şiddete uğrayan kadın ve çocuklar için gerekli rehabilite çalışmaları, sosyo-ekonomik ve psikolojik desteklerin arttırılması elzemdir. Şiddette maruz kalanlar çoğu zaman tehdit problemi, toplum baskısı gibi sebeplerden resmi makamlara şikayetlerde bulunamıyor. Bu noktada toplumun her kesimine görev düşmektedir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan kapı komşusuna kadar toplumun her birimi duyarlı davranmadığı sürece kadına uygulanan şiddet ve istismarın önüne geçilemez. Tabii yargının da maksimum duyarlılıkla konuya yaklaşması en hassas noktalardan biri.

                Yaşadığımız acı olay sonucu, herkes bir silkelendi, nerede hata yapıyoruz diye sormaya, tedbirleri arttırmaya başladı. En azından öyle görülüyor.  Umarım alınması düşünülen tedbirler yürürlüğe girer. Olayın etkisiyle , insanlar toplumun en önemli sorunu olan şiddet sorununu konuşuyor. Tek dileğim bu konunun unutulmaması. 

               Şiddete maruz kalan çocukların psikolojik destek almasının, toplum tarafından desteklenmesinin, ona kalkan ellerin cezalandırılmasının ne kadar gerekli olduğunu çok ama çok acı bir dersle öğrendik. Aslında biliyorduk da hep halının altına süpürüp duruyorduk. Vakit dip doruk ayıplarımızdan arınma vaktidir. Birbirimizi suçlamadan önce vicdanımızla yüzleşme vaktidir.

           Kardeşlikle, saygıyla, sevgiyle  yaşayacağımız günler dileğiyle...


İstatistikler: http://dosyalar.hurriyet.com.tr/aileici/aileicisiddet2.asp
Detaylı bilgi için: http://aileicisiddeteson.com/
Görsel: https://tr.pinterest.com/pin/193162271494589082/

             

15 Şubat 2015 Pazar

Her Kadının İçinde Her Daim Bir Kız Çocuk Yatar

 

            Her kadının içinde her daim bir kız çocuğu yatar. Hayalleri kendi gibi renkli, neşeli. Masalları , kahramanları vardır onun. Sonunda hep iyiler kazanır. İnadına umutludur, inadına hayata bağlıdır.  Kırılgandır ama bir o kadar da mağrur ve yürekli.  

            Kadın kaç yaşında olursa olsun , onu özel kılan içindeki küçük kız çocuğudur. Yaşadığı zorluklarla mücadele gücü kazanır onun sayesinde. Umut'tur o kızın adı da ondan. Ama hayat kimi zaman o kadar çok iğrençleşir ki, o kız çocuğu saklanır kuytulara köşelere. Sonra gider. Kadınla birlikte, bu kötülerin dünyasından gider....

            Söylenecek çok söz, edilecek ağız dolusu küfürler var aslında. O güzel kızın adını bile yaşanan acıyla özdeştirip kullanamıyorum. Ama siyasiler, sosyal medya meraklısı ünlüler, beyni kuduz olmuş zihniyetler akbaba misali dolanıp duruyor bu acının üzerinde. Zihnim bulanıyor, görmek istemiyorum hiç birini. 

             Neden? Kadın olmak neden bu kadar zor? Pardon, yanlış sordum. Erkek olmamak neden bu kadar bu kadar zor?

             

5 Şubat 2015 Perşembe

Yavaş Yaşamak

     
         Ne çok özlemişim, yavaş yaşamayı. Çocukların ve benim okulumuzun olmadığı zamanların kıymetini seneler geçtikçe daha iyi anlıyorum. Sanırım bunda benim oğlanların büyümesinin de etkisi büyük. Ama bir yandan okullu hayatımız da bir o kadar hareketli ve aksiyon açısından bereketli.

        Malum , hayatta en telafisi olmayan şey zaman. Bu yüzden fazla uyumayı, boş oturmayı hiç bana göre değil. Çocukken de böyleydim işte. Kendi kendime bir şeyler icat eder dururdum. Sonuç mutlak başarı olmazdı elbette. Şimdi de öyle ya gerçi. İşte bu kıymetliler kıymetlisi tatilimde zamanımı nasıl mı geçirdim?

          Kitaplarımla sabahın erken saatlerinde buluşmayı ezelden beri pek severim. Sokaklar, evler, odalar sessiz sedasız iken romanımın kahramanlarımın sesleri yankılanmalı zihnimde. Tatilden istifade Kürk Mantolu Madonna'dan bu yana aklımda olan İçimizdeki Şeytan'a vakit ayırabilmenin mutluluğu içindeyim. Hele yanında sütlü , şekersiz kahvem de varsa değmeyin keyfime.

      Instagram, Pinterest derken aklıma takılan bir dünya projeye de göz kırpma zamanı bulabildim. Kasnak, ip, iğne derken çarpı çarpı modellere takılıverdim. Ama itiraf ediyorum, ciddi sabır işi.  Hele büyük desenleri işleyen arkadaşları canı gönülden tebrik ediyorum. Önceleri el emeğinin kıymetini pek bilmezdim. Ama şimdi, göz nuru deyiminin boşa olmadığını çok iyi anlıyorum. Kadın elinin değdiği her şey bir anda nasıl da güzelleşiyor. Çeyizlerdeki binbir ilmekle örülen bir köşede bekleyen el işlerine yeterli kıymeti veremediğimizi düşünüyorum.

 


           Ben neticede sabırsız bir insanım. Yaptığım işler bir anda bitsin, hemen hokus pokus olsun istiyorum. Zaten tatilin bitmesine de az bir zaman kaldı. Ama bu zaman diliminde hem çocuklarımla keyifli, telaşsız zamanlar geçirebildim. Kahvesi, kitabı, eğlencesi, dinlencesi bol bir tatili geride bırakırken okulumu da özlediğimi hissettim. Her sabah iki dirhem bir çekirdek hazırlanmak, insanların arasında bir olmak, yüzlerce çocuğun sesine karışmak , güzelmiş. Bu tatilde, bu telaşsızlıkta bir de bunu anladım. 
           
            Hayata şikayetle değil, şükürle bakmanın ne demek olduğunu yıllar geçtikçe anlıyor herhalde insan. Telaşa da telaşsızlığa da şükürler olsun...



4 Şubat 2015 Çarşamba

VESTEL İLE ÇAMAŞIRLARA MEYDAN OKUYORUM

İki erkek çocuklu hayatımda hiç şüphesiz ki en büyük yardımcım çamaşır makinemdir. Malum, zamane çocukları; hızlı büyüyor, hızlı öğreniyor ve hızlı kirletiyorlar. Ben de bir yandan onları bilumum mite, toz, polen ve bakteriden korumaya çalışıp daha ekonomik çözümler arayışındaydım. İşte tam bu noktada Vestel Çamaşır Makinesi ile tanıştım.
Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi, A+++ enerji sınıfı çamaşır makinesine göre %70 daha az enerji harcarken , benzer kapasitedeki ürüne göre ise sudan %28 tasarruf etme imkanı sağlıyor. Hem çocuklarımın geleceği için tasarruf yapmamı kolaylaştıryor hem de doğal kaynakların korunmasına yardımcı oluyor. Çok sevdiğim Kızılderili atasözünde olduğu gibi; Bize bu dünya atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan emanet aldık. Çevre dostu bu Vestel gönlümde bu hamlesiyle benden tam puan aldı tabii ki.

Alerjik bünyeli çocuklarımı korumak için sürekli çaba halinde olan bir anneyim. Havadaki tozlarla, polenlerle,  yastık ve yorganlara sinsice yerleşmiş mite denen illetlerle bitmek bilmez bir savaşım var.  Ama Vestel Çamaşır Makinesi 'nin Alerji Uzmanı Programı 7 alerjen ve 4 bakteri konusunda koruma sağlıyor. Üstelik İngiliz Allergy Vakfı'nın faaliyetlerini gerçekleştiren kurum olan Allergy UK onaylı.

Futbol maçı sonrası çimen lekesi, resim dersi sonrası boya lekesi, hınzır çikolatalı süt lekesi derken çocuklarımın epey geniş bir leke repertuarı vardır. Vestel'in 22 özel leke fonksiyonu inatçı lekeler tarih oluyor. Ayrıca, 12 dakikalık 2 kg.'dan hafif çamaşırları yıkama programı sayesinde de gelmiş geçmiş bütün çamaşırlara meydan okuyabilirim. 

Vestel Çamaşır Makinesi, hem doğal kaynakların korunmasına yardımcı hem de aile bütçeme. Alerjenlere açtığı savaşla da bir annenin gönlünde taht kurmasını doğrusu çok iyi biliyor.



Vestel’in bu Rekortmen çamaşır makinesı ile ilgili daha fazla bilgi almak için tıklayınız.