28 Şubat 2013 Perşembe

BİR ANNENİN ASTIMLA MÜCADELESİ


     Uzun zamandır kendi kendime soluklanamıyordum. Evimin en küçüğü Ege'nin hastalanması tüm dünyayı benim için durdurmuştu çünkü. Hele son iki gün boyunca ben değil de ruhum yoruldu resmen. Ege'ye 3 yaşından bu yana alerjik astım tanısı konulmuştu. O zamandan bu yana koruyucu tedavilerini uyguluyoruz. Ancak mevsim geçişleri, soğuk algınlıkları, toz, tüy, şu , bu derken koruyucu tedaviler her zaman yardımcı olamıyor. Geçen hafta yakalandığı basit bir soğuk algınlığının bronşite çevirmesi ise Ege'nin bize en kötü sürprizi oldu ne yazık ki. 2 gündür dinmeyen ateş, inatçı öksürük, yorgunluk vesaire derken bugün Çocuk Doktorumuz ile 10 günlük bir tedavi dönemine girdik. Uzun zamandır kullandığımız inhalerleri görmeye artık dayanamıyorum. Sanki bir ömür boyu oğlumla birlikte olacaklar diye endişelenip duruyorum. Bir taraftan da her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Astım ilaçlarının yan etkilerinin farkındayım. Bu yüzden boyu, kilosu, her alandaki gelişimi gözetimimiz altında.
     Alerjik Astımı olan çocuklar için ailelere düşen görevler konusunda doktorumuzla bilgilerimizi tazeledik. Kısaca özetlersek;
Yün eşyalar çocuğunuzun hayatından çıkarılacak. Yün kazak, atkı, battaniye asla yakınında bulundurulmamalı.
Yastık ve yorgan seçiminde de antialerjik ürünler tercih edilmeli ve sık havalandırılmalı
Peluş oyuncaklara elveda. Odasında kesinlikle tüylü, peluş oyuncaklara yer vermeyin. Çünkü bu tip oyuncaklar tozu mıknatıs gibi çekiyor.
Sadece odasında değil, tüm evde toz tutan süs eşyaları ortadan kaldırılmalı. Yani iş çocuk odasıyla bitmiyor.
Evi hava çok soğuk olsa da sık sık havalandırın.
Hazır gıdalardan mümkün oldukça kaçınmalı. Taze sebze ve meyveler her hastalığın düşmanı unutmamalı.
Tanı konulduktan sonra uygulanan koruyucu tedavisi düzenli uygulanmalı. Doktor kontrolleri ihmal edilmemeli.
Doktora danışmadan hiç bir ilacı çocuğunuza vermeyin. Çok masum görünen bir soğuk algınlığı ilacı çocuğunuzun hastalığının seyrini bronşite sonra da zatürreye çevirebilir. Komşu şöyle dedi, kuzenim bunu önerdi deyip ezbere yol almayın.

Bir de çok sarılın, çok koklayın onları hasta olunca ne olur...


26 Şubat 2013 Salı

ANNELİK HALLERİ


       Anneliğin Umut hali; Bebeği ile yeniden doğan bir kadının umutsuzluğundan nasıl bahsedilebilir? Hamilelik haberini ilk aldığı andan itibaren başlar umut halleri. Sağlıklı olsunla başlar umut halleri sonra huzurlu olsun, başarılı olsun, mutlu olsunla devam eder. Belki bu yüzdendir bir çok bebeğe anneleri Umut adını işte böyle koyar.
     Anneliğin Duru hali; Kadının anneliği en fazla hissettiği an, meleğini uykusunda seyrettiği andır. Dertlerden , tasalardan , telaşlardan azade olduğu ve seyretmeye doyamadığı an günün en duru anıdır. Çocuğunu meleklere teslim ederek anne ayrılır odasından.Bu sakin ve duru anın hiç bozulmamasını diler. Duru adını verir   işte anneler bu an bir ömür sürsün diye.
      Anneliğin Bilge hali: Annelik ömür boyu araştırmak, çocuğunun yaşına başına göre alim kesilmektir. Güzel sanatlardan , terziliğe hatta doktorluğa kadar bir çok alanda anne kişisi kendini aşma çabasındadır. Daha çok bilmek ve dosdoğru bir pusula olmak ister küçüğüne. Annelik bilgeliktir ve binlerce çocuğun ismi bu yüzden Bilge'dir.
      Anneliğin Masal hali: Gündüzleri ne kadar çatık kaşlı bir iş kadını olun, sepete konulmayan çoraplar için ne kadar despot olursanız olun  Ay gökyüzüne kavuştuğunda masalcı anne olmak zorundasınız. Pastel bulutlu masallar aleminde her zaman iyiler kazanır ve çocuklar her zaman kahramandır Büyüğünde de böyle bir dünyada yaşamasını hayal eder çocuklarının. Masal adı fısıldanmasının aslı da budur zaten.
       Anneliğin Barış hali: Küs kalamaz anneler çocuklarıyla. Ne yaparsa yapsın çocuğu anne kalbi her zaman lokum gibidir. Milyonlarca yıldır küslüklerin, acıların yaşandığı dünyada tüm anneler Barış'ın geleceğini ümit eder. Barış koyar aslında tüm anneler çocuklarının adını, en kalpten en derinden.
        Umut, Duru, Bilge, Masal, Barış ve daha nice halleri var annelerin. Çocuklar annelerinin Cansu'larıdır, Gül'leridir, Elçin'leri, Elvin'leri, Deniz'leridir...
           Ama tüm annelerin bir ortak hali vardır ki o da elbette  Aşk'tır.

 

22 Şubat 2013 Cuma

HAFTA SONUM BİTMESİN

    Yaşasın hafta sonu. Bu hafta karalıyım, ehlikeyf tavrımdan taviz vermeyeceğim. Çalışan annenin iki günlük macerasında, hem çocuklarla ilgilenilecek, hem ödevler kontrol edilecek hem de ev bir haftanın dağınıklığından, huzursuzluğundan arındırılacak. En sevilen yemekler, pastalar yapılıp, iki erkek kardeşin güç savaşında da tampon bölge olunacak. Biraz gezilecek biraz da tozulacak. İşte her hafta sonu aynı tatlı telaşla yine Esra kendine zaman ayıramayacak. Sonra da bunu pazartesi sabahı farkedecek ve kendine çok kızacak. Ama yok, bu sefer kararlıyım. En sevdiğim kitapçıda istediğim kadar vakit geçirilecek, en merak edilen kitaplar, en sevilen dergiler alınacak. Sonra açık havada şekersiz sade kahve ile hepsine tek tek dokunulacak. Hatta çaktırmadan yeni kitap kokusu içine çekilecek. Güneş de benden yana olacak. Öyle ki her bahar çıkan çillerim de biraz aceleci davranacak. Makyajsız, topuksuz, telaşsız bir Esra olacak. Şehrin gürültüsünde az da zaman olsa yalnız kalınacak.
     Diye plan yapıyorum ama zaman ve çocuklar ne gösterir hiç belli olmaz elbette. Benim hafta sonuna dair en sevdiğim seremoni TRT1'de birazdan Böyle Bitmesin başlayacak. Nisa Komiserim beni bekler. Size  Mutlu hafta sonları:) 



20 Şubat 2013 Çarşamba

ÇİZGİ ÇİZGİ MODA

     Kış mevsimi son  günlerini yaşayadursun vitrinlerde 2013 İlkbahar- Yaz Modasının ilk cicileri yer almaya başladı. Malum burası bir moda blogu değil. Tüm moda bloggerlarına da selam olsun bu arada. Ama en sevdiğim stil olan çizgili stil modaya hem de ilkbahar yaz modasına damga vuracaksa bunu paylaşmadan duramazdım. Çizgilerde atış serbest, enine, boyuna, sağına ,soluna, canınız nasıl isterse. Ama itiraf edeyim ben en çok çantaları sevdim,    Elmayra hesabı hepsi benim olsun diye tepinmek isterim.
     Modanın ve tasarımın en dahisi hatta en tatlı ve kaslısı Marc Jacobs'un 2013 İlkbahar Kreasyonundaki güzelliklere  buyrun bakalım. Çantalar, elbiseler, ayakkabılar. Ama dilerim ayarı kaçmasın bu çizgi modasının. Dalton kardeşler gibi görüntü vermek gibi de bir yan etkisi de var elbette:)


















16 Şubat 2013 Cumartesi

QUEEN - BOHEMIAN RHAPSODY

Is this the real life?
Is this just fantasy
......

Fazla söze gerek yok. Yeryüzünün  gelmiş geçmiş en muhteşem şarkısı. Notalar konuşsun, benden bu kadar...

ASTRONOT DA OLSAN FARKETMEZ

       Bugün Ege'den günün incileri döküldü. ' Anne, sen hem öğretmen annesin hem aşçı annesin hem de doktor annesin'. Bir  çok anne bu gibi tatlı sözler duymuştur eminim. Ama beni asıl etkileyen, her şeyden çok anneydim onun için. Cumhurbaşkanı, hakim, biyolog hatta astronot  da olsan annelikten öte köy yok demeye geliyor yani. Düşünsenize, Mars'taki uzaylıları keşfediyorsunuz. Dünya gözünde kahramansınız. Eve geldiğinizde , çocuk kişisi size şöyle bir bakıyor ve diyor ki; Anneee, karnım acıktı, krep yapsana. Herkesten her şeyden çok siz ona aitsiniz çünkü. 
       Çocukların gözlerinden dünyaya bakmak ne kadar mucizevi. Anne babalar süper kahraman, ilaçlar sihirli iksir, bulutlar pamuktan şeker ve Dünya bir oyuncak ayının kucağında sımsıkı tutuluyor. Küçücük kalplerindeki kaşif zamana yenik düşmesin dilerim. Hayallerine umutlar eklensin büyüdükçe hepsinin. 
      Onların durduğu yerden bakınca rol modellerin anne babaları olduğunu da unutmayalım. Davranışlarımızla, ses tonumuzla , hayata olan tavrımızla geleceğe yön verdiğimizi de keşke hep hatırlasak.

13 Şubat 2013 Çarşamba

BÜYÜK HARFLERLE AŞK

     
       Aşk, bir kırmızı elmanın yasağında  başladı. Adem ile Havva'nın Dünya macerasının vesilesi aşk olmuş, elma bahane. Nesilden nesile kadın ve erkek hep bir yarım elma olmuş, diğer yarısını aramanın peşinden koşmuş. Kimi zaman savaşlar yapılmış uğruna , diyarlar fethedilmiş kimi zaman da ozanın sazının teli olmuş da Mühür gözleri ellerden kıskanmış.  Tac Mahal'e bürünmüş aşk kimi zaman, Ay'ı gökyüzünde kıskandırmış. Uğruna Krallıklar reddedilmiş, kılıçlar çekilmiş, fermanlar yazılmış, kitaplara sığmamış, dağlar delinmiş aşk ile.
      Yaşına başına bakmaz da alır götürür insanı. Tüm aşıklar aynı yaştadır. Çünkü elma herkes için aynı tattadır. Kalbi iki katı fazla çarpar aşık insanın. Bir sevgili bir de aşkı için. Yani aşk kendi kalbinden vazgeçip, kendini başka bir kalbe emanet etme halidir.
    Tarifi için en çok uğraşılıp da hak ettiği kelimeleri binlerce yıldır hala bulamamış olan tek kelamdır aşk. Nasıl olduğu, kime olduğu önemli  değil . Ama olacaksa öyle satır arasında , fısıltıyla değil, yürek dolusuyla olacak, kalp sancısıyla , büyük harflerle olacak AŞK.

DÜZELTME


Anneysen.com'un düzenlediği Sınır Koyma, Kuralları Belirleme Etkinliğinin yeri değişmiştir. Ben katılamayacağım için çok üzgünüm ama tüm katılımcıların paylaşımlarını merakla bekliyorum.
Yeni mekan İstinyepark Alışveriş Merkezi, Hillside City Club, Learning Center. 


11 Şubat 2013 Pazartesi

Senin Sesin, Senin Hediyen!


Sevdiğinize mesajınızı kendi sesinizle yollayabilseniz güzel olmaz mıydı?

SesiniVer.com bize bu fırsatı sunuyor!

Sitedeki birbirinden güzel kartlardan birini seçtikten sonra isterseniz yazı yazabiliyorsunuz. Ama en önemlisi yazı yazmasanız bile karta sesinizi ekleyebilirsiniz. Nasıl mı? Tabii ki QR Code teknolojisiyle.

İki seçeneğiniz var, dilerseniz site üzerinden canlı canlı kaydedebilir, isterseniz önceden kaydettiğiniz sesinizi ekleyebilirsiniz. Bu arada sadece sizin sesiniz olması gerekmez, 2mb’ı geçmeyecek büyüklükteki herhangi bir ses dosyasını yollamanız mümkün. Eşinize yolladığınız kartta ilk dans müziğinizin olması hoş olmaz mıydı?

Sesli kartın çok uygun fiyatlarla iki çeşidi var. Biri bildiğimiz kartpostal, diğeri de e-kart. E-kartı seçerseniz, kartınız e-posta olarak hem size hem de e-posta adresini verdiğiniz kişiye gönderiliyor. Üstelik anında! Kartpostalı ise iki gün içerisinde hazırlayıp, teslim edebiliyorlar.

Bu arada kartı isterseniz doğrudan sevgilinize yollayabilirsiniz. Ya da önceden kendinize yollatıp hediyenizin yanına da ekleyebilirsiniz.

Ödemesi de gayet kolay! Havale ve PayPal ile ödeme yapabiliyorsunuz. Dilerseniz 5 TL fark ödeyerek kapıda nakit veya kredi kartı ile ödeme seçeneği de mevcut.

En ilginç hediye sizinki olsun istiyorsanız veya aldığınız hediye içinize sinmediyse bu kart tam size göre!

Detaylı bilgiler için aşağıdaki linkleri takip edebilirsiniz:

SesiniVer.com
https://www.facebook.com/sesiniver
https://twitter.com/sesiniver




Bir bumads advertorial içeriğidir.

8 Şubat 2013 Cuma

CUPCAKE ÇILGINLIĞI


     Son zamanlarda mutfakların hızla yükselen değeri hiç kuşkusuz ki cupcake. Ufacık tefecik içi dolu lezzetcik tanımını hak eden cupcakeler  en çok çocukları çekim alanına alıyor. Bebek partilerinin de olmazsa olmazlarından biri oldu hatta küçük dostlarımız. Yaratıcılıkta sınır tanımaması, şıklığı, zerafeti kimi zaman da haylazlığı ile cupcake hayalgücümüzün bir yansıması oldu bu aralar. 
     Yapması da zevkli bir o kadar da kolay aslında. Ama bana göre alameti farikası elbette kremasında. Küçük ve basit bir tüyo ile cupcakelerinizi daha hızlı hazırlayabilirsiniz. Kek kısmı en kolayı. Ama kremayı düzgün hazırlayamazsanız, şık bir görüntüde alamazsınız.
 Krema tarifimiz şöyle;. 
1  paket Dr. Oetker  CRÈME OLÉ 
1 paket Dr. Oetker Krem Şanti
1/2 lt. soğuk süt
Önce Creme Ole'yi soğuk sütle hazırlıyoruz. Sonrasında toz krem şantiyi ekliyoruz. Önce yavaş sonra hızlı devirde çırpıyoruz. İşte hazır. İster poşet ister krema aparatlarıyla cupcake'e can katıyoruz. Gerisi sizin hayal gücünüze kalmış. İşte bir kaç örnek...





















Kaynak: Pinterest.com  http://catchmyparty.com/photos/976492  cupcakesgarden.com.


7 Şubat 2013 Perşembe

HAYVANLAR İÇİN KÜKRE

 
       Nat Geo Wild takip edenler bilir. Ama bilmeyenlere de aktaralım istedim. 3-10 Şubat arası  Nat Geo Wild 'da ' Büyük Kediler Haftası' . Bir hafta boyunca büyük kedileri kurtarmak için canla başla mücadele eden insanların hikayesi ekrana getiriliyor.  Bu dünyayı hayvanlarla ortak kullanmamız gerektiğini unutmamak adına #hayvanlaricinkukre etiketiyle paylaşımlar yapabilir, takip edebilirsiniz. Hayvanlar için herkesin yapabileceği bir şeyler elbette var. Kapımızın önüne koyduğumuz bir kap su ve bir kap yemek sayesinde bir çok hayvanın canına can katabiliiriz. Benim kapımın önünde bir sürü kızlarım, oğlanlarım var. Çizgili, kar beyaz, tekir hepsi sabahları işe giderken beni mırlaya mırlaya uğurluyorlar. Her sabah kapıdan dışarı ilk adımımı attığımda bir çift muhteşem yeşil gözle karşılaşmak bende hayata kükreme hissi uyandırıyor.

     Ve ünlüler de büyük kediler için Mehmet Turgut'un objektifine doğa için kükredi.  aynı zamanda National Geographic Channel kameralarına herkesi hayvanları korumaya davet etmek için mesajlar verdiler.Kimler mi;  Mustafa Alabora, Hazal Kaya,Pınar Altuğ, Kaan Çakır, müzisyen-oyuncu Erdem Yener, gazeteci-yazar Oben Budak ve Esin Övet, milli basketbolcu Sinan Güler, stilist ve moda editörü Alexander Kokoskeriya ile sosyal medyanın tanınmış isimlerinden Hazal Yılmaz, Koray Caner Öztürk, Billur Saatçi ve Ferhan Talib. National Geographic Channel  için mesajlarını da hazırladılar.

Videolar için tık tık. Bu arada Iconjane Ferhan Talib'e ayrıca bayıldım, belirtmek isterim. 






  
      Hayvan barınaklarına kulak verebilir, tüm hayvanlar için sen de KÜKREYEBİLİRSİN...
 Bilgi için http://natgeotv.com/tr/buyuk-kediler-haftasi/turkiyedeki-hayvan-bakimevleri
     

6 Şubat 2013 Çarşamba

BECKHAM AŞKINA


  
   David Beckham  H&M için hazırladığı koleksiyonun tanıtım filmi ile yine adından çokça bahsettirecek. Kolleksiyon H&M raflarında yer almadan hemen önce seyirciyle kısa filmi buluştu.    Yönetmenliğini  Guy Ritchie'nin yaptığı reklam filminde Beckham Beverly Hills sokaklarında atlıyor, zıplıyor, yüzüyor, koşuyor. İyi aile babası temasının altının çizildiği bu reklamda Beckham'lardan David yine Vicktoria'nın bir adım önüne geçmeyi başarıyor. Guy Ritchie Beckham için 'Mükemmel bir başrol oyuncusu' diyor. Bakalım ne kadar haklı, karar sizin.

SEVGİLİLER GÜNÜNDE HANGİ HEDİYE ALINMAZ

       Sevgililer günü, çiftlerin önündeki çetin ve zorlu sınavlardan biridir. Coşkuyla bugünün gelmesini bekleyen de var, Saint Valentine de kim ola, bizim ecdadımız değildir  deyip sırt çeviren de var. Ama en ilginci 'Ayol biz evli barklı , çoluk çocuk sahibi kimseleriz, neyimize gerek sevgililer günü' diyen çoğunluğu temsil eden kesim. Ne ilginçtir, sevgililer evlenmek için onca çaba sarf ederler  pembe panjurlu evin bahçesinde çocuk kahkahalarıyla dolu bir ömür vaat ederler. Sonrasında, romantik bir akşam yemeğini ve bir buket çiçeği birbirlerine çok görürler.  Evli olmak sevgili olmaktan daha kötü bir şey o zaman. Öyleyse neden milyonlarca insan evlenmek için debelenip duruyor. Alın size ironi.
      Elbette bandoyla ya da davullu zurnalı kutlanılsın, sabahlara kadar çılgınlar gibi eğlenilsin gibi bir amaç da çıkarmamak lazım. Yani işin bir tarafını çıkarmamak lazım. Sevgililer gününün de , benzer günlerde olduğu gibi ekonomi piyasasını canlandırma amaçlı , kar güden bir organizasyon olduğunun da farkındayız. Ama Dünya ekonomisine kafa tutacağım diye de bugünü kös kös geçirmemek de gerek. Sosyal Medya sayesinde hediyeler haftalar önceden sunuma başlandı bile. Seçenekler her yıl git gide artıyor, haliyle kafalar da karışıyor. Ne alırsınız ne almazsınız siz bilirsiniz, ama ne almayacağınıza biraz karışmak isterim.

1. Kravat: Erkeklere hediye almak gerçekten zulümdür. Ama gidip de boğazını sıkacak bir kravat ne kadar marka olursa olsun dar ağacındaki ipi subliminal mesaj olarak algılayıp bilinç altına atacaktır. Şiddetle kaçının.
2. Zayıflama kremleri, kemerleri,  bilumum can sıkıcı diyet ürünü saçmalığı. Bu sözüm en çok erkeklere. Bunlardan birini sevgiliniz almak istese de siz sakın ona almayın. Saçmalamayın
3. Mutfak eşyası , ev malzemesi falan filan. Ütü, mutfak robotu, çamaşır makinesi, soğan doğrama makinesi gibi ev işleri için tasarlanmış ürünü sevgililer gününde bir alın da görelim ne oluyor. Ürünler garantili olabilir ama sanırım kafatasınızın garantisi yoktur. Çünkü az sonra kırılacak.
4.  Dolmakalem, kalem seti. Ne kadar sıkıcı bir insan olduğunuzu anlatmanın daha kolay yolları da var.
5. Fanatiği olduğu takımın forması, atkısı şusu busu.  14 Şubattaki tek aşk sizin aşkınızdır, rakibe ve futbol muhabbetine gerek yok.
 .............
      Bunlar ilk aklıma gelen en facia hediyelerdi. En önemlisi 14 Şubatta sıfatı ne olursa olsun, ister karınız ister kocanız ya da nişanlınız ya da flörtünüz. Sevgiliniz ve sevginiz hep yanınızda olsun.