20 Mayıs 2013 Pazartesi

BEN ESRA , INSTAGRAM'DAN BİLDİRİYORUM

       Instagram'la tanışmam daha doğrusu kavramam biraz zaman aldı , itiraf ediyorum. Başlarda neler oluyor yav, neredeyim ben böyle diyordum. Şimdi amanın kim ne yapmış, kim kahve sefasında diye başından ayrılamaz oldum. Instagram sayesinde bazen bir deniz kenarındayım, bazen de Amerika'da bazen de Roma'da. Peki Son zamanlarda ben neler mi yapmışım  , buyrun bakalım.
        Düşük olan gözlerime botoks yaptırsam mı diye kara kara düşünürken instagram koştu yardımıma. Çakmanın çakması  Seda Sayan halime baktım ve düşük göz kaş bana daha çok yakışıyor dedim. 

         Ayın 15'inin gelmesini bahane ederek  kendimi stressiz hava saham olan D&R'a attım çok sevdiğim Blogcu Anne'nin 'Annelik Her Zaman Tozpembe Değil' kitabını almaya davrandım ki, o da ne???
Dan Brown , Robert Langdon'un  son macerasını yazmış hatta içine İstanbul'u bile koymuş. Yalnız biraz ironik oldu bu durum. Annelik temalı bir kitabın yanına Cehennem kapaklı bir kitap açıkçası benim de biraz garibime gitti. 
         Eve geldiğimde okumaya ilk Elif'ten başladım. Ne de olsa kadın  dayanışması:) İşin şakası bir yana bu Blogcu Anne'nin kitabını uzun zamandır hatta çıkmadan önce bile merak ediyordum. Bazen gülmekten bazen de hüzünden gözümden yaşlar gelerek okuduğum bir kitap 'Annelik Her Zaman Tozpembe Değil' . Okumak için anne olmaya kadın olmaya gerek yok. Neticede herkesi dünyaya bir anne getirdi. Bu durumda anneliğe dair tüm cümleler tüm insanlık içindir. Hele sonunda bir sözlük var, akıllara ziyan mutlaka okunmalı.


         Anne kız olarak  Köfteci Ramiz kaçamağı yaptık. Çocuklar okuldayken sakin sessiz bir fırsat oldu benim için. Ben,'Oh çocuklar olmadan rahat rahat oturalım ' dediğimde annemin 'Ah keşke onlar da burada olsaydı ne zararları var çocukların' demesi gerçi köfteleri benim boğazıma biraz dizdi. Ama olsun pişman değilim eylemlerime bulduğum fırsatta devam edeceğim:))



   Maşallah diyorum kendime, sofraların başından kalkamamışım. Ama çocukların pizza yediği anda yaşadığım huzuru anlatamam. Şikayet yok, didişme yok. Sessizlik, huzur. Çocuklarla hep böyle diz dize olalım ama hep huzurlu olalım. Hele çocuk milleti doyduğu anda anne beyninin salgıladığı mutluluk hormonunu da hesaba katalım. Misssss....

Bayram çocuğu olmak istedim:))




       Bu canım sanat eserleri bu hafta karşılaştığım en büyük güzellik oldu. Ted Koleji öğrencilerinin 19 Mayıs Sergisinde sergiledikleri eserleri. Hepsi muhteşem. Hele en son görseli yapan küçük parmaklar can arkadaşım Emel'in kızı Elçin'e ait. Hepsine buradan kocaman alkış. Kızım yok ama arkadaşlarımın kızları, yeğenlerim hepsi benim kızım sanki. Onların başarıları beni en az anneleri kadar mutlu ediyor.
     Takip etmek isterseniz; İşte buradayım http://instagram.com/ladyesrates
      Hayatınızın her karesi mutluluk dolu olsun....
    




3 yorum: