6 Mayıs 2013 Pazartesi

AĞZINI BURNUNU KIRARIM BEBİŞİM

      Nasıl bir Dünya'da nasıl insanlarla yaşadığımıza hala akıl sır erdiremiyorum. Kadına uygulanan şiddet ve cinayet haberleri her gün kanımızı dondururken aramızdan biri çıkıyor ve '' Erkekler neden vuruyor? Kadın car car konuştuğu için, o yüzden ben böyle kadınların şiddeti hak ettiğini düşünüyorum.” diyor.Kadınlarımıza uygulanan şiddetin tek sorumlusu olarak maduru gösteren , suçluyu da kahraman ilan eden bu kişi kim mi dersiniz. Çok eşlilik açıklamalarıyla kamu oyunu lüzumsuzca yıllardır meşgul eden İslami Yaşam Koçu 'Sibel Üresin'.  İslamiyet ki sevgi ile Allah aşkı ile dolu bir inanıştır. Kalbi Allah için çarpan bir insan nasıl olur da  birinin canına kast eder. Ve nasıl bir insan da çıkıp 'Ölen mi suçlu öldüren mi? Bir tahrik var yani ortada. Kadının en büyük silahı kinlenmek, içine atmak ve tavırlarıyla belli etmektir ama erkek şiddete başvurur çünkü yaradılışı böyle' diyebiliyor. 
    İkra dergisine verdiği röportajı baştan sona okudum. Okurken gözlerime inanamadım. Bir insanın çektiği acı başka birini nasıl mutlu eder. Son 50 yılda sırf kadın oldukları için öldürülen kadınların sayısı 20.yüzyılın tüm savaşlarında ölen erkeklerden daha fazla. Ve her 3 evden birinde şiddet uygulanıyor. Geleceğimiz olan çocuklarımızı işte böyle bir Dünya'ya emanet ediyoruz. 
    Bazı insanlar radikal tutum sergileme adına daha ne kadar saçmalayacak.Gündemde kalmak umuduyla daha ne kadar can acıtacak. Yan dairedeki komşunuz kocası tarafından dövülürken nasıl Oh canıma değsin diyeceksiniz. Asıl beni korkutan ne Sibel Üresin ne de dayakçı erkekler. Beni korkutan şiddeti haklı bulan diğer kadınlar. Ve inanın bana , sayıları hiç de az değil.
      Ama itiraf edeyim ben bugün insan olduğum için  bugün bir kez daha utandım.



 Şiddet mağdurlarına yardım eli uzatan Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı'na destek vermek için AİS yazıp 6643'e gönderebilir. Şiddete karşı dur diyebilirsiniz.

8 yorum:

  1. Kötü ki ne kötü. Kadına yapılan şiddete bir bahane bulmak bile büyük hata. Yani kadın çok konuşuyor deyip dövebilirsiniz demek büyük ayıp. Kadın konuşsa da sussa da hatta kimse kendinden güçsüz birine sırf istediğini yapmıyor diye şiddet uygulayamaz. İşte bunu yapanlar hayvanlar. Gerçekten üzücü bir durum. Hepsi kadının toplumdaki konumundan kaynaklanıyor. Kültürümüz yüzünden buna dinimiz de dahil( tabi her ne kadar katılmasam da din kendi içinde iyidir diyebilirsiniz. ) Sonuç olarak kadına bakış açımızı değiştirmediğimiz müddetçe dünya kadını hep aşağılayacak. Buna kadınlar da dahil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir erkek olarak, duyarlılığından ötürü teşekkürler Serkan. İşte beni üzen de bu zaten, kadınların birbirini aşağılaması. Kadın olmama rağmen bunu hala anlayabilmiş değilim. Anlamak da istemiyor insan zaten. Kanım donuyor, kalıyorum...

      Sil
  2. Hülya Avşar da buna benzer sözler söylemişti. Sonra bir kampanyada yer almış da, laf söz olmuş, sonrada unutulup gitmişti işte.
    Bu kadını hiç tanımıyorum. Tanımak da istemem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir noktaya değindin. Gündeme gelmek isteyen marjinal çıkışlar yapıyor. Ben de madem bu konu gündeme geldi, nasıl el uzatacağımızı gösterelim istedim. Ama anne babaları da vicdan sahibi erkek evlatlar yetiştirmeleri konusunda uyaralım lütfen.

      Sil
  3. Kadın erkek bir tarafa..minnacık bebeğe, çocuğa kolayca vurabilen insanlar daha çıldırtıcı daha korkunç :((

    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vurmak, işkence etmek, daha neler neler. İnsan olmaktan gel de utanma şimdi:(((

      Sil
  4. Bu tarz durumlar gerçekten can sıkıcı,böyle insanların varlığı..

    YanıtlaSil
  5. Annelerin evlenirken kızlarına "Kan kusacaksın ama kızılcık şerbeti içtim diyeceksin" diye öğütler verdiği; evli kadınların dayak yediği için babasının evine döndüğünde
    " kocandır, sever de döver de" diye o canavar adama geri gönderildiği, aynı kadınların karakola gittiklerinde aile kurumunu korumakla görevliymiş gibi davranan polislerce " aile meselesine karışamayız hanım" diye öğütler verildiği bir toplum geleneği var ülkemizde. Kökenlerden gelen bu cahilce yaklaşımlar nedeniyle bu sorunun kısa vadede çözüleceğini düşünemiyorum ne yazık ki.. Konuya parmak basmanız güzel olmuş..

    YanıtlaSil