4 Mart 2013 Pazartesi

LİMONLU PASTANIN SIRADIŞI HÜZNÜ

   
      9 yaşındaki Rose, insanların duygularını yaptıkları yemekleri tadarak anlamaya başladığında başta büyük bir   bunalıma düşer. Çünkü henüz tatmaya hazır olmayan hayat tatlarını çoktan hissetmeye başlamıştır. İnsanları anlamanın ne kadar önemli bir olay olduğunu hepimiz savunurken Rose'un penceresinden olaylara bakmak hiç de o kadar kolay olmayacak. Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü sadece Rose'un hikayesi ile de kısıtlı kalmıyor. Annesi, babası, abisi derken tüm çevresini daha yakından tatma ve anlama fırsatı da doğmuş oluyor kahramanımıza. 
    Kitap, adından da anlaşıldığı üzere , sıradışı bir kitap. Yemek yaparken enerjinizi bir sihir gibi aktardığınıza inanıyorsanız bu kitap sizi daha da saracak. Kitabın yazarı Aimee Bender. Yazar, Los Angeles'ta yaşıyor ve South California Üniversitesi'nde Yaratıcı Yazarlık dersleri veriyor. Kitabın her cümlesi ustalıkla hazırlanmış. Karakter tahlillerinde okuduğunuz karaktere bir anda bürünebilmeyi de yazarın yazma tadının olağanüstülüğüne bağlıyorum. Can Yayınlarından kitapseverlere ulaşan kitabı okuduktan sonra siz de mutfağa girerken bir kez daha düşüneceksiniz, eminim.
Sanki sandviçin kendisi bana bağırıyordu; Beni sevin, beni sevin, diye basbayağı yüksek sesle bağırıyordu. Tezgâhtaki adam beni dikkatle süzüyordu.
Hımm, dedim.
Kız arkadaşım yaptı, dedi adam.
George, Sandviçleri kız arkadaşınız mı hazırlıyor? diye sordu.
Adam, Hoşuna gidiyor, dedi.
Ne diyeceğimi bilemiyordum. Sandviçi bıraktım.
Ne var? dedi adam.
Sandviç, sizden onu sevmenizi istiyor, dedim.”


1 yorum: