4 Mayıs 2012 Cuma

UĞUR BÖCEĞİ MASALI



    Zamanın birinde, yeşil ormanın derinliklerinde al kanatlı, boncuk benekli bir uğur böceği varmış. O yaprak senin, bu çiçek benim diye gezinir, güzel ormanın , su kenarını keyfini yaşarmış.  Ama her ne kadar hayvanlar aleminin en şanslığı varlığı olarak da anılsa; O'nun da bir saklı hüznü varmış. Ağaçların, renklerin, polenlerin tadını birlikte çıkaracağı bir hayat arkadaşı bulamamaktan şikayet eder, gizli göz yaşlarını çiğ damlalarına karıştırıverirmiş. 




      Gel zaman git zaman mor bir çiçeğin başında sessiz sakin bir hanımefendiyle karşılaşmış. Asil ve mağrur halli bu hanım efendi bizim uğur böceğini kendine meftun etmiş. Ama haberi yok, çünkü o da yalnızlıktan o kadar çok kendi kalbine gömülmüş ki, çevresini göremez olmuş.
    Günler günleri kovalayıp dursun, dertler dertlere eklenip dursun; bizim uğur böceği ile hanım efendi karşılaşıvermiş. Bakışmalar, tanışmalar derken; bu iki can tek can olmaya karar vermiş. Başta epey zorlanmış uğur böceği , hanımefendiyi ikna etmekte. Ama kolay değil elbet emek vermeden sevgiye sahip olmak.


     
 Artık çiçeklerin mavisi daha bir alımlı, güneşin ışıkları daha bir pırıltılı olmuş. Hayatı paylaşmak, cana can katmakmış. 
Yüzyıllardır insanoğluna şans getirdikleri inanılan bu iki can birbirine en büyük şansı getirmişti.


   
    Zamanla mutlulukları Tanrı tarafından kutsanmış, bir küçük can daha katılmış canlarına. Anne baba olunca daha bir sevmişler birbirlerini, ama en çok da bebeklerini. Yavrularına öğretmişler, hangi çiçek zehirli, hangisi şifalıdır, hangi canlılar dostumuz, hangisi hilebazdır. 






   Mutluluktan yana döndürmeye alıştıkları zaman çarkı birden duruvermiş. Minik bebeklerini yuvadan uçma vakti gelmiş , çatmış. Hüzünlerini kalplerine akıtmış bu şanslı çift ve yavrularına adı gibi bol şans dilemiş. Çünkü ömür boyu yanlarında kalması için değil ayaklarının üzerinde durabilmesi için yetiştirmişlerdi O'nu.




     Yine baş başa kalmış bu iki can. Aslında tek can. Onlar zor olanı başarmış. İki bedende tek ruh olmuşlar. Sen, ben dememişler asla. Hep biz olmuş onlar. İsimlerindeki uğuru hoşgörüyle, barışla, sevgiyle başarmışlar. Ve akıllı diye geçinen tüm insanoğluna aşklarıyla örnek olmuşlar. 









4 yorum:

  1. biz insanlara ders olsun...paylaşıma teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. alınacak öyle çok derslerimiz var aslında, beğenmene sevindim:)

      Sil
  2. merhabalar blogunuz çok hoş ;) bende bloguma beklerim şimdiden teşekkürler,sevgiler...

    http://bensukaya.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. karşılaştığımıza sevindim Bensu, ben de senin blogunu çok sevdim, nice güzel paylaşımlara:))

      Sil